Sadullah ÇAĞLAR


Çağdaşlığı Ona Borçluyuz

Sadullah ÇAĞLAR


Geçtiğimiz yıllarda 2010 yılında yaşama veda eden Şiar Yalçın eski İttihat ve Terakki’nin maliye nazırı Mehmet Cavit Bey’in oğludur.

Şiar Yalçın 1926 yılları Atatürk’e yapılmak istenen İzmir suikastı ile ilgili İstiklal Mahkemesi kararıyla idam edilen Mehmet Cavit Bey aslında batı eğitimli On yıl Meşrutiyet iktidarında maliye nazırlığı yapmıştır.

Neden?  

Cumhuriyet’e yönelik suikast olayının arkasında yeni ile eskinin kuşak çatışması var şöyle ki, başlangıçta İttihat ve Terakki yenilikçi hareketi amacı Abdülhamit yönetimini tasfiye etmekti ama geleceğe yönelik laik Cumhuriyet hedefleri yoktu.  

İttihat ve Terakki cemiyetinin Muhalefet yılları Hürriyet, eşitlik, adalet istemiyle II. Meşrutiyet 1908 yılında Selanik’te ilan edilmesi ile sonuçlanmış oldu. Selanik’te zafer takının altından geçen Enver Bey, Hürriyet kahramanı Enver Paşa sanıyla adlandırılır. Bu süreçte Enver Paşa harbiye nazırı ve başkomutan ilan edilir. Aslında Meşrutiyet başlangıç olarak özgürlük hareketi idi. Zaman içinde ‘tek adam’a dönüştü.

1918 yılında İttihatçıların iktidarında Osmanlı yönetimi Almanya’dan yana kaybedilecek 1. Dünya savaşına katılır. Sadrazam Sait Halim Paşa yazmış olduğu anılarında 1. Dünya savaşına katılma olayında “Sadrazam olarak benim haberim olmadı” diye belirtir. Harbiye Nazırı Enver Paşa saraya giderek Padişah Sultan Reşat’a savaş kararnamesini imzalatır. 1. Dünya savaşına katılım kapıda bekleyen imparatorluk kaybeder. İttihat ve Terakki’nin kuruluş başlangıcı Alman yanlısı olarak siyasi Enver Paşa, Talat Paşa, Cemal Paşa İttihatçı kadro Alman gemisiyle ülkeyi terk edip Almanya’ya sığınırlar.  

Mustafa Kemal, İsmet Paşa ilk olarak Almanya ile müttefik olarak savaşa girmelerine karşı çıkmıştır. Mustafa Kemal başlangıçta İttihat ve Terakki’ye katılmıştı. Sevr antlaşması Mondros mütarekesinden sonra İttihat ve Terakki’den İsmet Paşa ile beraber ayrılırlar ve yol ayırımı başlamıştır.  

Milli Mücadele günleri Sakarya meydan muharebesi zaferi sonucu Ankara’da İttihatçı Paşalar, Mustafa Kemal’i Ankara Keçiören’de yapılacak bir akşam yemeğine davet ederler. Toplantıda esir anlaşması olan Sevr ve Mondros’u imzalayan eski Bahriye nazırı Hüseyin Rauf Orbay, Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy ve diğer Paşaların olduğu toplantıda Hüseyin Rauf Orbay söz alarak Atatürk’e hitaben; Paşam Ankara’da birtakım söylentiler var. Sizin Padişahlığı ve hilafeti kaldıracağınız yerine de Cumhuriyet’i kuracağınız söyleniyor, bizler bu neden ile bu toplantıyı yapmış oluyoruz. Şu anda bu toplantıda bulunan başta Kazım Karabekir olmak üzere hilafetin ve Padişahlığın kaldırılmasına kat’i olarak karşıyız. Mustafa Kemal, Rauf Orbay’a dönerek;  

“Rauf Bey benim padişahlığı ya da hilafete saldıracak gücüm yoktur, bizim amacımız şu anda ülkemizi işgalden kurtarmaktır, Toplantı bitmiştir.” Diyerek toplantı salonunu terk eder.  

Genelde Mustafa Kemal daha Erzurum kongre sürecinde, Cumhuriyet’e yönelik aklında barındırdığı projeyi bir sır gibi saklıyordu eğer Sakarya zaferi kazanılmasaydı, Mustafa Kemal Türk vatandaşı değil Mebus olamaz olarak gündeme taşınmış olacaktı.

İzmir Suikastı geniş olarak tasarlanmış bir çalışmaydı, Mustafa Kemal’in yanında bir tek İsmet Paşa bulunuyordu ve o kadar yalnızdı ki suikast ile ilgili Kurtuluş savaşının önemli komutanı terhis edilmemiş doğu cephe paşası Kazım Karabekir tutuklandı. Olayın kaynağında İttihat ve Terakki’nin son katılımı vardı. Mustafa Kemal’in İktidarı İttihatçılardan alıp öne geçmesi yeni çağa geçişti. Lozan konferansına katılıp dışişleri bakanı olan İsmet Paşa eski maliye nazırı Cavit Bey’i Lozan’a gidecek olan kadroya alır. Lozan’da çok dil bilen Cavit Bey’den faydalanır.  

Peki neden eski bahriye nazırı ve Hamidiye kahramanı Rauf Orbay değil İttihatçıların maliye nazırı Cavit Bey?  

Önemli bir soru bu; geçmişten beri saraya yakın olan Rauf Bey mütareke günlerinde Sivas kongresinde Mustafa Kemal’in kongre divan başkanı olmaması için çalışma yapan Rauf Bey’le Halide Edip Adıvar ile Amerikan mandasını savunan kişiler.

Lozan’da dışişleri bakanı İsmet Paşa Cavit Bey’e; “Cavit, sen ve Hüseyin Cavit Yalçın hep saygı duyduğum insanlarsınız fakat sizler için endişeliyim, lütfen dikkatli olun, yakın arkadaşların İttihatçılar bunlardan uzak durun, bu kişiler maceracıdır, onların yapacağı bir yanlış politik hareket sana ve Cavit’e çok zarar verir, bu ekip kaybedilmiş bir savaşa girme sorumlularıdır. İttihatçılar tehlikelidir”  

Evet, İstiklal mahkemelerini eleştirenlere karşı Cavit Bey’in oğlu hayatta olmayan Şiar Yalçın’ı dinleyelim; “Atatürk’e sadece bu yazıdan bile olsa dil uzatmaktan utanırım. Çünkü vatanın beceriksiz yönetimlerin elinden düştüğü bu günkü hiçte parlak olmayan halinden kurtuluşunu, bağımsızlığını, çağdaşlığını ona borçluyuz, bazen kurunun yanında yaş da yanar.”  

İsmet Paşa son anda kendini ortaya koyarak Kazım Karabekir’i ipten aldı.  

İstiklal mahkemeleri Demokrat parti 1950 yılı döneminde mecliste tartışmaya açtı. İnönü CHP genel başkanı olarak Atatürk yönetiminin sorumlusu benim. Biz İstiklal mahkemelerinden demokrasiye geçtik ama siz oraya gidiyorsunuz. Kaynak Şiar Yalçın'ın Cumhuriyet'e mektubu 26 Ağustos 2002