Halit KATKAT


Emeklilerin ve işçilerin sefaletinden Sendikalar da Sorumludur

Halit KATKAT


Önceki gün açıklanan TÜİK verilerine göre ocak 2026 enflasyonu yüzde 4.84, yıllık enflasyon ise yüzde 30.65 olarak gerçekleşti.

Böyle olunca emekliye yapılan zammın yüzde 12.19’luk, asgari ücretliye yapılan yüzde 27’lik zammın yüzde 4.84’ü daha yılın ilk ayında erimiş oldu.

Düşük emekli maaşı alan emekliler 20 bin TL’ye çıkarılan maaşlarının 968 TL’sini daha şimdiden kaybederken, asgari ücretlinin ocak ayı kaybı ise 1355 TL oldu.

Bu kayıplar elbette emeklileri deyim yerindeyse yardıma muhtaç bireyler olarak gören iktidarların çıkardığı yasalar ve onlara reva gördükleri yaşam tarzından ileri gelmektedir. Onların yıllarca emek harcayıp ülkeye kattıkları artı değeri yok saymalarından ileri gelmektedir. Özal iktidardayken “bizim emeklilerimiz çok yaşıyor” demişti. Daha önceki yazılarımı okuyanlar hatırlayacaktır; kamu çalışanlarının maaşlarından yapılan kesintilerden yapılan lüks oteller ve gayrimenkullerin bu iktidar zamanında özelleştirme furyasında satıldığını yazmıştım. Hükümetler kamu adına kamunun yani devletin kurumlarını işleten işletmeci gibidir. Ama onlar kendini bu kurumların sahibi gibi davranıp mülkiyetini satabiliyor. Ülkeyi şirket gibi işletenlere sormak gerek sizin firmanızı işleten genel müdür firmanızı satsa ne düşünürsünüz?

Bu bir yana genç çalışanların aklına bugün emekli olmak gelmeyebilir. Ama bu gidiş böyle devam ederse emekli olduklarında durumlarının bugünkü emeklilerden daha beter olacağı aşikârdır.

O zaman bu durumu şimdiden düzeltme görevi bugünkü çalışanlara ve onların sendikalarına düşmektedir. Sendikalar işçi, asgari ücretli, emekçi ve emeklilerin taleplerini birleştirip ortak mücadele yürütmedikleri sürece onlar da hükümetlerin bu konudan sorumludurlar.

Çalışan işçi ve emekliler hep meclisten kendilerinden yana yasaların çıkmasını beklediler, onun için sokaklarda mücadele yürüttüler. Ama şunu düşünmediler mecliste milyonlarca işçi ve emekçiyi temsil eden bir milletvekili bile yok. Zaten adı üstünde ‘milletvekili” işçilerin, emekçilerin vekili değil. Burada mecliste bu adla vekillik yaptığını iddia eden vekiller olabilir. İnanmayanlar meclis sayfasına girip sorsunlar. Bir tane bile mesleği işçi olan bir milletvekili bile yok. Kaldı ki olsa bile, eskiden sendikacılar vardı, doğrudan işçi ve emekçilerin kendi temsilcileri olarak seçip meclise göndermedikleri vekil kendi vekilleri olmayacaktır.