Mükremin KURTCEPHE


İktidarın bekası, seçmenin zekası

KESER DÖNER SAP DÖNER


Baştan belirtmekte fayda var. Belediye başkanlığını hangi partinin adayı kazanırsa kazansın; suyunuzu akıtmak, çöpünüzü toplatmak zorundadır. Yani yerel seçimlerin beka sorunuyla falan ilgisi yok. Domates, biber, patlıcan tayfası kendi aralarında örgütlenmişler. Gayeleri iktidarın arpalıkları belediyeleri ele geçirmek. Belediye seçimlerini kazanmakla iktidarı ele geçirmelerinin mümkün olmadığını, baştakiler bilmez mi? Biliyorlar amma, tedbiri elden bırakmamak gerektiğinin de farkındalar.

AKP iktidarına oy vermemekle kalmayan bu (sözüm yazıdan dışarı) hainler, Belediye seçimlerinde palazlanırlarsa, yarın iktidarı da silkelerler. İktidarı ve yandaşlarını asıl panikleten de bu sebeptir. Hırsızsa da kendi adamımıza sahip çıkalım feveranları bundandır. Bu yerel depremde sarsılırlar, temelleri oynar, kirişleri gevşer, şirazeleri kayarsa, ilk artçı depremde yıkılıp yeksan olacaklarının farkındalar.
Ülkücülerin şairi rahmetli Ozan Arif bir şiirinde; “Kürdü, Lazi, Çerkez´i, bir ağacın dallari,” diye bir şiir yazmıştı. Şiirleriyle Ülkücülerle türkücüleri birbirlerinden ayırmaya, aradaki farkı göstermeye çalışırdı. “Kürt, ARiF´in gardaşı, bu gardaşlık duracak. Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.” diyerek ayrılıkçılarla Kürtler arasındaki farklılığı da net olarak belirtirdi. İktidarın koltuk değneği, payandası durumundaki partinin başkanı için de; “ben adam sanmıştım, adam değilmiş” şiirini yazarak da öz eleştirisini yapmıştı.
İktidarın hamaset söylemlerinin sorumluları, yıllardır iktidarda değil de, muhalefetteymiş gibi, kendileri gibi düşünmeyen ve muhalefet partilerinden herhangi birini destekleyen herkese vatan haini damgasını vurarak, yurtseverlere ve Türkiye partisi olmaya çalışan, milyonlarca seçmenin oyunu alan HDP´ye, çeşitli bahanelerle her fırsatta hakaret ediyorlar.
Seçilecek belediye başkanlarını sanki seçmenler belirliyormuş gibi, halkın zekâsıyla dalga geçiyorlar. Bizim yaptığımız iş, liderlerin kendi bekaları için gerekli görüp, bize dayattıklarını onaylamaktan başka bir şey değil. Bu seçimin ülkenin bekasıyla ilgisinin olmadığı meydanda. Bunu vasat zekâlı seçmenler biliyor da… Gerisini yazmayayım. Fikrini söyleyen yazan insanlarla dolmuş ceza evleri. Aralarına katılmak için, şansı zorlamanın anlamı yok.
Cemaatlerin, tarikatların ve her türünden gericilerin, FETÖ artıklarının desteklediği, umut bekledikleri iktidarı gelecek korkusu sarmış durumda. Yurtseverler, demokratlar, aydınlar, emperyalizme ve onun yerli işbirlikçilerine, BOP´un gönüllü eş başkanına karşı olan herkese görevler düşmektedir.
Seçimi kazanmak isteyen muhalefetin adayı fikrimize uymadığı, Lütfü Savaş gibi biri de olsa desteklenmesi gerekiyor. Bu seçim kazanılsa da, kaybedilse de, muhalefet içinde, her türlü gerici zihniyet ve onları, bize aday olarak gönderen düşünce ve genel merkeze çöreklenmiş ağa babaları da kendiliğinden tasfiye edilir. Bizler biliyoruz ki: Korkunun ecele faydası yok. Haydi sandığa.
“Bugünlerden geriye, bir yarına gidenler kalır bir de yarınlar için direnenler...”