İSDEMİR´de Çelik-İş Sendikası ile işveren arasında imzalanan sözleşmenin açıklanmayan zam maddesi nihayet geçen hafta yapılan bir mitingle duyuruldu. Sendika Başkanı tarafından “Yeni Türkiye´nin sözleşmesi” olarak tanımladığı ve müjde olarak duyurduğu 3 yıllık sözleşmede, ilk altı ay için yüzde 8, diğer altı aylar için ise enflasyon oranından zamma imza atıldı.
5.9.2017 Tarihinde SES Gazetesinde çıkan yazımda Çelik iş sendikası yöneticilerine aşağıdaki soruları sormuştum.
'İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu Başkanının yaptığı açıklamaya göre inşaat demirinde yılbaşından beri yüzde 50´ye varan artış olmuş. İSDEMİR altı aylık raporlarına göre İSDEMİR´in 2017 yılı ilk altı aylık konsolide olmayan net dönem kârı 1.046.048.000 TL (bir önceki 281.364.000 TL).
Şimdi birinci soru şu: İSDEMİR demir ürettiğine ve bu kârı yaratan İSDEMİR işçilerinin emeği olduğuna göre Çelik İş, acaba bu toplu sözleşmede zam teklifini bu kârı dikkate alarak mı yapıyor? Hatırlanacağı gibi 89 grevinde İSDEMİR işçileri 1 ton demiri baz alarak zam istemişlerdi.
Bir diğer soru: Yoksa Çelik-İş, Toplu Sözleşme zam teklifini zorunlu ihtiyaç maddelerindeki artış oranına göre mi yapıyor? Örneğin Türkiye İstatistik Kurumu´nun (TUİK) verilerine göre Temmuz 2016-Temmuz 2017 döneminde zorunlu gıda maddelerinden biri olan tavuk etinin kg fiyatı yüzde 20,5 artarken koyun eti kg fiyatı yüzde 28,14; dana eti fiyatı 15,07 artmış.'
Bu sorulara bu güne kadar Çelik İş yöneticilerinden bir yanıt gelmedi. Şimdi toplu sözleşme imzalandı ve bu soruları bu günkü koşullarda yeniden ele alma gereği ortaya çıktı.
Yukarıda açıklanan verilere göre İSDEMİR´in 2017´nin birinci altı ayında net dönem kârı bir önceki döneme göre yüzde 370 artmış; bu değeri işverenler oturdukları yerden üretmediler. Bu orada çalışan işçilerin ve diğer çalışanların emeğinin yarattığı bir değerdir. Toplu sözleşmede bu dikkate alınmamıştır.
İSDEMİR ürettiği inşaat demirine yüzde 50 zam yaparken bu demiri üreten işçinin ücretine ise yüzde 8 zam yapmıştır. Toplu sözleşmede üretilen demir de baz alınmamıştır.
İşçiler çalışabilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar; yani ete, ekmeğe, sebzeye, meyveye gereksinimleri vardır. O zaman bu maddelere gelen zam baz alınmalıydı. Alınmış mı? Hayır. Dana eti baz alınsaydı işçiye en az yüzde 15 zam verilmesi gerekirdi. Verilmiş mi? Hayır.
Sadece İSDEMİR´de değil tüm toplu sözleşmelerde ve asgari ücret görüşmelerinde hep enflasyon baz alınarak pazarlık yapılıyor. Halbuki yukarıda rakamların da gösterdiği gibi başka veriler de var; baz alınması gereken.
Enflasyon yalnızca işçinin yediği içtiğini, kullandığı elektriği, suyu, kirayı göz önüne alarak yapılmıyor. İşçinin kullanmadığı bir çok mal enflasyon hesaplamasında devreye giriyor. Bu bakımdan enflasyona göre işçi ücreti hesaplaması doğru değil. Kaldı ki öyle olsa bile İSDEMİR sözleşmesinde alınan yüzde 8, resmi enflasyon rakamı yüzde 13. Yani resmi enflasyon rakamının bile altında.
Bunların dışında bir şey daha var, baz alınması gereken; o da işçilerin isteği, talebi ve iradesi. Acaba bu baz alındı mı? İşçilerin ne kadarı bu zammı istedi? Ya da ne kadarı yapılan bu sözleşmeden memnun? Bunlar sendika tarafından açıklanmadığı ve herhangi bir anket de yapılmadığı için bilemiyoruz. Bunun kararını da işçiler verecektir.


