Mehtap Sert


Köpek Gibi Yalnız Öleceksin

Mehtap SERT


“Uykuların kaçsın ben ne zaman ifşa edileceğim diye” sloganı ile kadınlar ünlü erkekler üzerinden ifşa kültürünü yeniden gündeme getirdiler. 2017’de metoo etiketiyle ABD’de başlayan ünlülerin yaşadıkları cinsel şiddeti ifşa ettikleri süreç birçok ülkede karşılık buldu.  Ülkemizde de 2019’da birçok kadın yazar, sanatçı, akademisyen ve siyasetçileri ifşa etti. Erkek şiddetine direnişte ifşa tercih edilen cezalandırma yöntemlerinden biridir. Kadınlar itibarsızlaştırılma riskini göze alarak bu yolu tercih eder. Nitekim dünyada ve Türkiye’de başarı/başarısızlıkla iç içe geçmiş süreçler yaşanmıştır.

İfşa sürecinde kadınların erkeklere doğru yolu göstermek gibi bir amacı yoktur. Doğuştan kazandıkları erkeklikle, yaşam içerisinde şiddet uygulamaması gerektiğini öğrenen bilince sahip değildirler. Erkek egemen sistem şiddeti hak olarak göstermektedir. İfşa edilen erkekle ilgili sistem korumacı mekanizmalar geliştirerek hemen hukukun üstünlüğü ile devreye girmektedir. Yakın zamanda ifşa edilen ünlü bir erkekle ilgili ilk yorumlar masumiyet karinesi üzerinden işlemeye başlamıştı. Kadın ünlünün genç, güzel, başarılı, paralı olması üzerinden itibarsızlaştırma süreci aslında diye başlayan cümlelerle yürütüldü. Oyuncu olan “erkek” failin bakışı üzerinden şiddeti meşrulaştırılmaya kadar gitti. Yapı Kredi çıkan ifşa haberleri üzerine sözleşmesini sonlandırmak gibi şık bir hareket yaptı. Süreç içerisinde ünlü erkek aklanarak yine aynı konumuna geri döndü. Çünkü doğuştan ödül olarak verilen erkeklik ona şiddet uygulama hakkını veriyordu.

İfşa süreçlerinde sürekli duyduğumuz cümleler “Ama bir ailesi var”. Bizde soruyoruz şiddeti uygularken ailesi yok muydu? Bir başka savunma cümlesi “Ama kadının özel yaşamında şunlarda var”. Şiddetle kadının özel yaşamının ne alakası var?  Solcu, demokrat, kadın hakları ya da savunucusu, kendisi de kız çocuğu babası olduğunu söyleyen bütün erkeklerin ortaklaştığı bir dil var “Bazı kadınlarda insanı çileden çıkarıyor” Valla beni bazı değil bütün erkekler çileden çıkarıyor.

Bunu ne yapacağız peki?

İfşa ile yaşanılan süreçlerde kadın hakları konusunda kazınım mehter marşı gibi iki ileri bir geri seyrediyor olsa da çok başarılı bir örnekte var. Fransa’da “Utanç artık yer değiştirecek” diyerek kadın hareketinin umudu haline gelmiş olan Gisele Pelicot. Pelicot’un 10 yıl boyunca cinsel şiddete maruz kalırken eski eşi tarafından çekilmiş görüntüleri mahkeme salonunda gösterildi. İlaçların etkisindeki kadının onlarca farklı erkek tarafından cinsel şiddete maruz kaldığını kanıtlayan bu görüntüler, halka açık bir duruşmada gösterilmesiyle ile kutsanan aile değerleri yeniden sorgulandı. Faillerin açıkça ifşa edilebilmesi için isminin gizli kalması hakkından vazgeçen Gisele utancın yer değiştirmesi için ilk adımı attı. Failler duruşmada aileye ve devlete ne kadar bağlı olduklarından tutunda, ilaçla bayılmış kadının rızası vardı diyen, benim yaşlı kadınla ne işim olur diyen, eşinin rızası vardı diyen coğrafya değişse değişmeyen erkeklikle savunma yapan erkek egemen beyanları dinledik. Fail olmayıp fail aklayanlarda vardı tabi ki . Olayın yaşandığı şehrin belediye başkanı dava ile ilgili “Aile için zor olacak tabi ama yaşananlar sonucunda kimse ölmedi, bu durumda hayatlarına devam edebilirler” gibi üstüne vazife olmayan bir konuda erkeklik iktidarını gözeten bir açıklama yaptı. Yargının, kamuoyunun sarsıldığı süreçte erkek egemen sisteme sahip çıkmaya çalışanlara inat Gisele Pelicot’un kızı babasına “Köpek gibi yalnız öleceksin” diyerek hak ettiği cezaya son noktayı koydu.

Hiyerarşik yapılanma içinde erkekler evde eşlerini, işyerinde çalışanı, stajyeri, astını taciz ediyor şiddet uyguluyor. İfşa eden kadınlar işlerinden, bağlı oldukları örgütten ayrılmak zorunda kalıyorlar. Özel hayatları didik didik ediliyor. Sürekli göz hapsinde tutuluyorlar Bir süre sonra ifşa olan erkek aklanıyor ve kaldığı yerden şiddete devam ediyor. Sosyal yaşamdaki yeri sarsılmıyor. Aksine aklandığı için daha popüler oluyor. Her olumsuzluğuna rağmen ifşanın şiddet maruz kalanın kendisine onarıcı olumlu bir tarafı oluyor. Kendi tecrübem diyor ki ifşa olmayan şiddet devam ediyor sonra siz kendinizi affetmiyorsunuz. Şiddet kadınla erkek arasında iki kişilik bir olay değil. Erkek egemen sistemin sonucu. Bize düşen görev bu sistem yıkılana kadar şiddetin cezasızlıkla ödüllendirilmesine engel olmak. Karşı saldırılara karşı diyoruz ki korkmuyoruz, susmuyoruz, itaat etmiyoruz.