Kemal DÜZ


Meyvecilik, Tarım ve Ziraatçiler

Kemal DÜZ


Ziraat Teknisyeni Abim Mehmet Düz'ün anısına

Mustafa Kemal, 1 Mart 1922 de Büyük  Millet Meclisi'nin üçüncü toplantı yılını açarken konuşmasında;

"...Türkiye'nin sahibi ve efendisi kimdir?  Bunun cevabını derhal birlikte verelim: Türkiye'nin hakiki sahibi ve efendisi, hakiki üretici olan köylüdür. Binaenaleyh, Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetinin iktisadi siyaseti bu asil amacı sağlamıya matuftur.

Efendiler diyebilirim ki bugünkü felaket ve sefaletin tek sebebi bu gerçeğin gafili bulunmuş olmamızdır. Filhakika yedi asırdan beri cihanın dört bir köşesine sevk ederek kanlarını akıttığımız kemiklerini topraklarında bıraktığımız ve yedi asırdan beri emeklerini ellerinden alıp israf eylediğimiz ve buna mukabil daima tahkir ve tezlil mukabele ettiğimiz ve bunca fedakarlıkla uşak seviyesine indirmek istediğimiz, bu gerçek sahibin huzurunda bugün utanç ve saygı ile hakiki durumumuzu alalım." diyordu.

Bir köylü / çiftçi çocuğu olarak bu sözlerin ne kadar isabetli olduğunu ve gerçeği yansıttığını yaşadıklarımdan bilirim.

Gençlik yıllarım Bafra'da çeltik, ayçiçeği, mısır, ekin tarlarında, Ordu'da fındık bahçelerinde geçti.  İmecelik de ırgatlık da çobanlıkta yaptım. Bu nedenle köyü de köy yaşamını, hayvancılığı kısmen bilirim.

Yaklaşık on yıldır Belen'in Benlidere mahallesinde (köyünde) yılın bir kaç ayında yaşıyorum. Daha önce meyve meyvecilik konusunda pek bilgi sahibi değildim. Benlidere'de meyvecilik çok yaygın; hurma, nar, zeytin, üzüm, ceviz, erik, incir, ardıç gibi adını dahi bilmediğim meyveler, otlar, bitkiler, ağaçlar yetişiyor. Verimli bir toprak yapısına sahip. Burada bu konuda az da olsa meyvecilik konusunda bilgi sahibi oldum.

Böylesi güzellikler az yerde bulunur. Havası, suyu temiz, toprağı verimli. Amanosların eteğinde güzel bir yerleşim yeri. Son yıllarda burada meyvecilik çok daha gelişti büyüdü, üreticilerin yüzü güldü. Sosyal ve ekonomik büyüme gözle görülür biçimde. Bu konuda ziraatçilerin katkısının büyük olduğunu düşünüyorum. Rençberlerin karşılaştıkları problemlerle ilgili çok önemli bir kurumdan söz edeceğim.

Belen İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'ne işimiz olduğunda veya bilgi almak için gideriz. Buradaki memur ve görevliler çok yardımseverler. Görevlerini en iyi şekilde yapmanın gayreti içindeler.

Hiçbir zorlukla karşılaşmadık. Her sorumuza memnuniyetle cevap verir, yardımcı olurlar.

Çiftçinin üreticinin sorunlarına  yerinde çözüm üretiyor, yol yöntem gösteriyorlar.

Belen İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün internet sayfasında kurumun görevlerini olduğu gibi aşağıya alıyorum:

"Tarım ve orman müdürlüğü, tarımsal ve hayvansal üretimin geliştirilmesi, iyileştirilmesi, desteklenmesi ve sürdürülebilirliği açısından gerekli iş ve işlemlerin yapılmasını, çiftçi refah düzeyini artırmak için var olan bir kuruluştur.

Görevleri;

İlçenin kalkınması, çiftçilerin gelir ve hayat seviyelerinin yükselmesi için hizmet ve görev alanına giren konularda program ve projelerin hazırlanması için gerekli bilgileri toplamak,

Program ve projelerin ilçeyi ilgilendiren bölümlerini uygulamak ve sonuçlarını değerlendirmek,

Çiftçinin eğitimi için yayım programları hazırlamak ve uygulamasını sağlamak,

Üst kuruluşlarca hazırlanıp kendilerine intikal  ettirilmiş olan örnek çiftlik geliştirme planlarına göre işletme kurulmasına yardımcı olmak,

İlçenin tarım, hayvancılık ve su ürünleri ile ili her türlü tarımsal girdi ihtiyaçlarını tespit ederek il müdürlüğüne bildirmek, bu girdilerin temininde yardımcı olmak,

İlçedeki bitki ve hayvan sağlığını korumak amacıyla mevzuatta belirtildiği şekilde hastalık ve zararlılarla mücadeleyi sağlamak,

İlçenin tarımla ilgili istatistiklerini üst kuruluşlarca verilen formlara uygun olarak zamanında derlemek ve ilgili yerlere intikal ettirmek,

Toprak analiz sonuçlarına dayalı gübre kullanımını sağlamak için eğitim çalışmaları yapmak,

verilen yetki çerçevesinde ilçede denetim faaliyetlerini yürütmek,

Her türlü hayvan ıslah faaliyetlerini yürütmek, bakanlık tarafından uygulamaya konulan kayıt sistemlerine veri girişlerini yapmak ve veri kaydına dayalı destekleme işlemlerini uygulamak,
Kayıt sistemleri veri giriş işlemleri ve sistemlere bağlı destekleme uygulamalarını il müdürlüğü ile koordineli olarak yürütmek,

Yukarıda sayılanlar dışında, mevzuat ile verilen diğer görevler ile kaymakam ve il müdürü tarafından verilecek benzeri görevleri yapmak."

Mustafa Kemal Atatürk'ün 103 yıl önce belirttiği gibi:  Türkiye'nin hakiki sahibi ve efendisi, hakiki üretici olan köylüdür.