Sadullah ÇAĞLAR


SACCO VE VANZETTİ

Sadullah ÇAĞLAR


1986'da Amerika Birleşik Devletleri’nde özgürlük heykelinin New York kentine kuruluşunun 100. yıldönümü törenlerle kutlandı. Özgürlük kızı heykelin simgesi adalet, eşitlik ve hürriyet amacını taşıyordu. Gerçekten özgürlük simgesi, insanlık için bir umut olacak mıydı? 

Bu anıtın kuruluş törenlerine baktığınız zaman gerçek anlamda Birleşik Devletleri’nde hukuka dayalı insan yaşamını teminat altına alan bir halk demokrasisi var mı ya da özgürlük anıtının hedefleri 100 yılda uygulanmış mıydı? 

Yeryüzünün en büyük anıtı olan New York’taki hürriyet heykeli aslında dünya ülkelerine en büyük baskı ve zulmü, ona bağlı darbelerle özgürlükleri yok eden bir ülkenin kanlı anıtıdır. 

Amerika Birleşik Devletleri’nde demokrasi ya da hür dünya göstergesi sadece bir aldatmacadır. Şili'de seçimle gelen Allende, ABD yöneticilerinin hazırladığı kanlı darbeyle tasfiye olmuştur. Afrika'da Kongo lideri Lumumba CIA’nın senaryosuyla öldürüldü. 

İran Başbakanı Musaddık, İran petrollerini millileştirildiği için 1952'de iktidardan ABD tarafında götürüldü. Şimdi İran Başbakanının düşüşüyle ilgili İngiliz Başbakanı Antony Eden'in anılarına bakalım: "Bir dinlenme tatili sırasında eşim, oğlumla birlikte Akdeniz'de Yunan adaları arasında gezerken Musaddık’ın devrilme haberini aldım. O gece ilk defa günlerden beri rahat bir uyku uyudum." 

ABD kapitalist ve sömürgeci bir ülkedir. Bu devletin zenginliği sömürü ve emperyalist sisteminden kaynaklanmaktadır. Yeryüzündeki tüm geri kalmış ülkeler bu acımasız düzenin kıskancındadır ve ABD'nin içinde demokrasi ya da özgürlük yoktur. Örneğin 1953'de iki aydın insan karı koca Rosenbergler, soğuk savaşa karşı oldukları için düzmece bir senaryoyla elektrikli sandalyede idam edildiler. 

Yine yıllar önce, 22 Ağustos 1927'de elektrikli sandalyede iki İtalyan asıllı işçi Sacco ve Vanzetti öldürüldüler. Bu iki masum işçinin katledilmesi bir insanlık faciasıydı. Aradan yıllar da geçse bu cinayet Amerikan faşizminin canlı bir ayıbıdır. Biri kunduracı, öbürü inşaat ustası emekçi insanlar ABD'ye daha iyi bir yaşam için göçmen olarak gelmişlerdi. Bu iki masum insan, politik sol radikal düşünceler taşıyorlardı. Arada işçilerin hazırladığı emek yanlı işçi grevlerine katılıyorlardı. 

Bir gün bu iki İtalyan asıllı masum insan bir cinayet suçuyla tutuklanır ve haklarında en ufak bir cinayetle ilgili delil olmaksızın idam kararı alınır. Bu acımasız olaya dünya genelinde tüm aydınlar karşı çıkar Başta Albert Einstein, yazar Upton, Sinclair, Anatole France, Bernard Shaw. Bu aydınların tepkisi, tutucu ABD yöneticilerini hiç mi hiç etkilemez. Sosyalist ya da radikal olmak bu ülkede en büyük suçtur. 

Vanzetti, 9 Nisan 1927'de yüzüne karşı okunan idam kararına karşı yargıca şöyle diyordu: "İşlemediğimiz suçlar yüzünden bugüne kadar çekmek zorunda kaldığımız acıları, bir köpeğin ya da bir yılanın, dünyanın en aşağı en bahtsız yaratıklarının bile çekmesini dilemem, ama suçlu olduğum şeyler için çile çektiğime inanıyorum. Radikal olmak suçunu işlediğim için işkence çekiyorum ve gerçekten devrimciyim. İtalyan olmak, sosyalist olmak, bu ülkede suçtur Halbuki ben ve arkadaşım ne hayallerle Amerika’ya gelmiştik. Düşünmenin bu ülkede en büyük suç olacağını nasıl bilebilirdik. Ama ben bir insanım, inançlarım var ve inançlarımda haklı olduğuma öyle inanıyorum ki, beni üst üste iki kez idam edebilirsiniz ve iki kez dünyaya gelebilsem yine de bu yaptıklarımı yapmak için yaşardım. 

Sacco'nun yüce bir inançla çınlayan yürekli sesini, ne zaman duysam onun büyük fedakarlığını ne zaman düşünsem onun yiğitliğini ne zaman anımsasam kendimi küçülmüş bulurum. Hırsız dediğiniz, mahkûm ettiğiniz bu adamın büyüklüğü yanında ben hep küçülürüm. O İngilizce bilmiyor, okumuşluğu da yoktur ama, onun devrimci yüreği insan soyunun bir yüz akıdır. 

Ama sizin ve Savcının kemikleri bile çürüyüp kaybolduğu zaman Sacco'nun adı halkın yüreğinde yaşayacak. Sizin adınız, savcının adı, yasalarınız, kurumlarınız ve düzmece tanrınız insan kurdu olduğu lanetli sömürü düzeni geçmişin silik anısı olarak kullanılmaktan öteye gitmeyecektir. Ben ve arkadaşım ne sizin insanlık dışı yasalarınıza ne de düzmece tanrınıza inanmadık ve inanmıyoruz. Sizin yaldızlı ülkeniz, ezilen insan çığlıkları üzerine kurulmuş bir soykırım ülkesidir. Bizi ölüm cezası korkutamaz. Biz bilerek yolumuzu seçtik. 

Sacco ve Vanzetti 22 Ağustos 1927'de gece yarısı idam edildiler. Özgürlük anıtı simge kızın alnında Sacco İle Vanzetti gibi insanlığın onurunu, taşıyan devrimci insanların kan lekesi vardır ve o New York'taki özgürlük anıtı,

Amerikan faşizminin utanç heykelidir. Bu iki ölümsüz devrimcinin ölümsüzleşmesi insanlık tarihinin bir yiğitlik sembolü olarak aradan yıllar geçse de onlar hep yaşayacaklardır. Şimdi büyük şair Nazım Hikmet'in bu ölümsüzler için yazdığı destansal şiirini okuyalım. 

Burjuvazi katletti içimizden ikimizi  
Bu iki ölü ölmeyen iki ölümüzdür  
Burjuvazi kavgaya davet etti bizi  
Davetleri kabulümüzdür 
Biz nasıl bilirsek hep bir ağızda gülmesini 
Biliriz öylece yaşamasını,  
ölmesini, direnmesini  
Hepimiz birimiz için 
Birimiz hepimiz için. 
(Nazım Hikmet) 

Alıntı: Howard Fast, Suçsuzlar - Sacco ile Vanzetti / Paye! Yayınları 1988 baskısı