Müzik insanın yaşama ihtirasına güç katar. "Müziksiz bir hayat hatadır" diyen büyük düşünür Nietsche aslında gerçeği söylüyordu. Ama ne yazık ki günümüz insanı öyle bencilleşti ki, dünya yaşamıyla ya da sanatla hiçbir ilişkisi yok denecek kadar çölleşti.
Özünde müzik sevmenin gıdasıdır. Ne demişti şair "Sevilmek istiyorsan sevmesini bil". Sevdalanmışsan yaşamışsın demek.
Üstat Münir Nurettin; ‘Söyle sevgili’ ve ‘Beni karanlık kuyular içinde merdivensiz bıraktın’ şarkıları ile sevgiyi güzel anlatmıştır
Dil bilmesek de Frank Sinatra'nın Roma üzerine söylediği Arrivederci Roma, Yunan asıllı opera sanatçısı Maria Callas'ın buğulu sesinden Aida'yı seslendirdiği zaman gözlerimiz nemlenir.
Unutulmaz sanatçı Elvis Presley'in Mama şarkısını dinlerken annemizi hatırlarız.
Denizin dalgalı hışırtısı içinde Portofino şarkısını unutabilir miyiz? Tüm sanatlar evrenseldir. İnsanın kendini dünya kültürüne taşıması erişilmez zenginliktir.
Gazetelerde geçmişte haber olarak çıkmıştı. Çölde yaşayan Arap Emiri, Mısırlı sanatçı Ümmü Gülsüm'ün konserine katılmak için özel uçakla Kahire'ye gitmişti. Konserde Ümmü Gülsüm, Muhammet Abdulvahap'ın eseri "Bütün ömrüm senin olsun" şarkısını dinlerken kalp krizinden öldüğünü gazeteler yazmıştı, zengin Arap emiri şarkıyı dinlerken heyecandan kalbine yenik düşmüştü.
Yıllar önce Suriye'ye gitmiştim. Halep'te büyük bir müzik mağazasına, yanımda bir yakın akrabamla gittim. Abdulvahap'ın "Beyaz gül aşkın gözyaşları" film kasetini aldım. Ben yakınımla Türkçe konuşurken, tezgahtar, “Bu filmleri hala zengin aristokratları alır” dedi. Benim bir yabancı olarak bu filmleri almam, adamın tuhafına gitmişti.
Evet, konumuza girebiliriz geçtiğimiz yıl gazetelerde küçük bir haber çıkmıştı. Ses sanatçısı, bir döneme damgasını vuran, Perihan Altındağ Sözeri yaşama veda etmişti. Altın ses diye, bir döneme damgasını vuran peri adıyla anılan büyük ses dünyamızdan göç etmişti.
Selahattin Pınar'ın bestesi "Sen arzu ettin bu ayrılık senden’, ‘’Beni de koynunuza alın, ne olur hatıralar" diye başlayan gizemli şarkıları unutulmazlar arasında yer aldı.
Hanımefendi kişiliğe sahip olan Perihan Altındağ sanat yaşamı boyunca şöhret olmasına rağmen kendini öne çıkarmadı.
Münir Nurettin Selçuk'la beraber çevirdiği, Üçüncü Selimin gözdesi ve Sadullah Ağa filminde okuduğu, Dede Efendi'nin birçok eserini bize sevdirmişti.
Ama beni en çok etkileyen şarkısı, "Sevmediklerinle gönül avutma". Kendisi bir söyleşisinde en çok bu şarkıyı beğendiğini söylemişti.
İskenderun'da şimdiki Vakıflar Bankası'nın köşesinde Artin Bağcıyan'ın gramafon , radyo ve plak satan mağazası vardı. Bu taş plağı oradan almıştım. Sonra kasete çektim hala sık sık dinlerim.
Genelde Müzeyyen Senar'dan sora beni etkileyen Perihan'ın sesidir. Müzeyyen Senar, Perihan Altındağ için "Benim sesimi andırır, ama benim kopyam değildir, onu ne zaman dinlesem duygulanır, ağlarım" derdi.
Perihan; "Müzeyyen hanım benim üstadımdır, o hepimizin üstündedir". 1956 yılında Zeki Müren'le beraber çalıştığı Küçük Çiftlik Gazinosu’nda yeni kuşakları etkilemiş seyirciler tarafından ayakta alkışlanmıştı.
1960 yılı Kervan Sineması'nın önünü süsleyen kocaman bir afiş... Perihan Altındağ konseri hayalimdeki sanatçı, İskenderun'a gelecekti. Hemen anneme konser biletini aldırdım. Geceyi sabırsızlıkla bekliyordum.
Beklediğimiz an geldi. Sinema salonunda annemle yerimizi aldık. Üzerinde beyaz gece elbisesiyle sahneye Perihan Altındağ çıktı. Sahnedeki çelenkler dikkat çekiyordu. Makzume ailesi, Doktor Nedim ve eşi Nazmiye Cankat, konserde tanıdığım saz heyetinden Şükrü Tunar, Hakkı Derman tanıdıklarımdan Selahattin Pınar var mıydı, hatırlamıyorum.
Program başlamadan önce Artin Bağcıyan sanatçının boynuna bir gerdanlık takarak seyircilerden bir alkış topladı. Perihan Altındağ programı içinde seyircileri selamlayarak "Yine, bir sızı var içimde, akşam oldu diye" şarkısıyla başladı. Sırasıyla, "Göze mi geldik sen mi unuttun?" sonra, "Söyle kaç yıl çekecek bu dertli başım, bu sana son gelişim".
Genel istek üzerine "Sevmediklerinle gönül avutma ve ne çok çektim hasretini" eseriyle, sanatçı ayakta alkışlandı.
Büyük ses aramızdan unutulmazlarıyla gitti. Gönül durup dururken bir güle uçtu, kuş gibi.


