Nurullah ER


Sonbahar

Nurullah ER


Severim sonbaharı.

Dünyaya gözümü açtığım mevsim olduğundandır belki de.

Bir yayla dönüşü, doğum sancılarıyla yola koyulan annem, kilometrelerce yürüyüp, evinin önündeki dut ağacının altına kendini attığında gün batmak üzereymiş.

Oracıkta ağlamalı sesimle, ben “ben” olmuş, çevredeki seslere sesimin karışmasıyla beni “ben“ etmiş.

Batan güneşin kızıllığında yunmuş, sararıp dökülen yapraklarla giyinmişim.

Vefalıyımdır doğum ayım olan sonbaharın eylül ayına.

Hüzün yüklü, ölüm korkulu olsa da.

Kalıcı bahardır.

Mevsimlerin tümünü, kırmızının renkten renge bürünüşünü, grinin uçup savruluşunu, maviliğin sonsuzlukta kayboluşunu görürsün.

Duygular deniz dalgaları gibi, durmadan değişir.

Kah hırçınlaşır, kah melteme yatar...

Dökülen her yaprak bin bir çiçek rengine bürünür.

Renklerin asaletini, sadeliğini, zerafetini ortaya çıkardığı mevsimdir.

Yenilenmek, kendini yeniden tanımak, tanıdığımız şekilde sevmek, duyguları şaha kaldırmaktır.

Görsel bir şölen sunar tabiat ana.

Ne duygular yükler insana bir bilseniz? Duygu yüklenen bile sersemliği ile dolanır durur.

Başka mevsimler gibi bırakıp gitmez, dört mevsimin renklerini demir atar gibi atar yüreklere...

Baharın çılgınlığı, yazın koşturmacası, kışın oturup kalmacası yoktur.

Yürekte, bedende yorulsa da yapacağı çok şey vardır daha beynin.

Ne beden düşünceleri, ne de düşünceler bedeni anlar.

Hayalleri kanatlı, duygular bin atlıdır.

Sonbahar, belki de insanın en çok kendini sorguladığı, insafsızca yargıladığı, gerektiğinde mahkum ettiği mevsimdir. “Keşkeleri” en çok bu mevsimde can yakar, eski defterleri karıştırma günleri artar.

Baharla birlikte yaşama tutunan yaprakların, sararıp solduğunu, dalından kopup rüzgarda savrulduğu görülünce duygular depreşir, sonsuzluk korkusu dolar yüreklere...

Uzun yaşanan bir mevsimdir, insanın yüreği duygu, beyni düşünce yüklüdür hepten.

Sarının bin bir çeşit tonunda sonsuz maviliklerde kaybolma mevsimidir.

Paulo Coelho, “Hoş geldin sonbahar, geçmişin korkularından ve eskilerinden kurtulmanın, yenilere yer açmanın mevsimi...” demiş.