Recep YILDIRIM


Ununu Eleyip Eleğini Asmak

Recep YILDIRIM


Turizm firmalarının otobüsleri her zaman ilgi çekicidir. Bu tür otobüslere ya kent merkezinde ya da önemli gezi yerlerinde, arkeolojik alanlarda sıkça rastlarız. Kafileyi merak eder bakarız otobüsün yolcularına. Genellikle yaşlı turistlerdir. Ellerinde gezi broşürleri, önlerinde tur rehberleri… Nerede yiyecekleri, nerede soluklanacakları, nerede yüzecekleri, nerede alışveriş yapacakları, nerede uyuyacakları planlanmış; onlara sadece yaşadıkları anın tadını çıkarmak kalmış.

Yıllarca çalışmışlar, emekli olmuşlar, gezip tozuyorlar. Uçaklarda onlar, trenlerde onlar, yolcu gemilerinde onlar. Seyahat etmenin tadını çıkarıyorlar.

Kıskanıyor muyuz, evet kıskanıyoruz. İmreniyoruz. İçimiz gidiyor. Biz neden böyle olamıyoruz diye düşünüyoruz.

Emeklilerimizin çoğu hâlâ çalışmak zorunda. Evi yoksa yandı, ev kirası çok yüksek. Çocukları bekârsa yandı, evlendirmek astronomik bir bütçe gerektiriyor. Mutfak masrafları o kadar yükseldi ki sağlıklı beslenmek çok zorlaştı. Sağlık harcamaları bir biçimiyle yük oluşturuyor. Hastane randevusu almak ömür törpüsü.

Unumu eledim, eleğimi astım sözü bir huzurun ifadesiydi bir zamanlar. O zaman da yabancılar gibi gezip tozamıyordu insanımız ama kendine görev bellediği işleri kotarıyordu. Çocuğunu evlendiriyor, onu balayına gönderebiliyor, evini düzebiliyor, kendine ev, araba alabiliyordu.

Taleplerin standartlaşması baskıcı yönetimlerin, halktan uzak iktidarların gerçekleşmesinden memnun oldukları bir durum. Kontrol edilebilir bir maliyet olarak görülüyor. Hayatta kalmak, hayattan zevk almaya tercih edilebiliyor. Sendikalara bu anlamda baskı yapılabiliyor, pazarlıkları minimum düzeyde tutulabiliyor. Şükür felsefesi yürürlüğe konuluyor. Özgürlük talebi ayıplanabiliyor.

Ne yapalım, unumuzu eleyip eleğimizi asamıyoruz madem mücadele edeceğiz. Kanca girdiği yerden çıkar özlü sözünden hareketle neyi kaptırdıysak onu geri almak için çalışacağız. Evet, Türkiye toplumu yaşlanıyor, bu gerçeği biliyoruz. Ülkede kapkaççılar, ihale mafyaları, uyuşturucu şebekeleri ve bilcümle suç teşkilatları mutlu iken yaşlılar neden mutsuz olsun? Gelir adaletsizliği neden bu kertede olsun?

Emeklilerin çok uzun yaşamasından şikâyet etti geçenlerde bir yetkili. Ona inat yaşayacağız ve talep edeceğiz.