Recep YILDIRIM


Yağmur Yağdı

Recep YILDIRIM


Çok ayaküstü kararlar alınıyor halk için.

Bir kamu arazisine çökmek içinse yıllar sürecek kılı kırk yaran planlar yapılıyor.

Siyasi partiler bu çökme planlarına angaje ediliyor.

Basından borazanlar bulunuyor, muhalif sesi bastıracak yaygaracılar fonlanıyor

Karaçalıcılar, aklamacılar, yıkama yağlamacılar, örtbas ediciler, çanak yalayıcılar, kitabına uydurucular… Reklamcılar, sosyal medya trolleri, komisyoncular, himmet kabul ediciler… Makyajcılar, propagandacılar, projektör tutucular, hoparlör olucular, mikrofon tutucular bazen yıllarca besleniyorlar.

“Algı her şeydir” demiş ya Göbels, onun bir dediğini iki etmeyen, öğretisini harfiyen hayata geçiren kesimler ortaya bir fotoğraf koyuyorlar: cennet fotoğrafı. Bu fotoğrafın gerçekliğine inanmayanlar nankörlükle suçlanıyor.

Çalışan bir altyapı, koşturan bir belediye başkanı, çocukların, yaşlıların bir tanesi, sokak hayvanlarının koruyucusu, park ve bahçelerin bahçıvanı, bu memleketin öz evladı… Daha bu fotoğrafa eklenen bir sürü yüceltici ayrıntı…

Sonra yağmur yağıyor. Bildiğimiz yağmur. Özlediğimiz yağmur. Muson değil, siklon değil, boran değil, kasırga değil, fırtına değil tanıdığımız bir yağmur. Meğer altyapı çalışmıyormuş, yollar iyi asfaltlanmamış meğer. Çukurlar doldurulmamış, molozlar toplanmamış meğer. Çamur deryasına dönüyormuş sokaklar, konteynır kentler göl oluyormuş, araçlar yolda kalıyormuş, hendeklere yuvarlanıyormuş meğer.

Demiş ya ünlü bir sanatçı “Bu memlekette her şey olabilirsin, bir tek rezil olamazsın”

Yağmur makyajı silmedi, makyajı yüzünüze buladı.