Sadet BERKYÜREK


‘Zeytin varsa hayat var…´

Sadet BERKYÜREK


Aileden gelen bir tüketim alışkanlığıyla her yıl ekim ayıyla birlikte yeşil-siyah sofralık zeytin, yıllık zeytinyağı hazırlıkları başlar. Kendi ağaçlarımızdan alınan ürüne bir de bir arkadaşımızın halhalı/topak aşı dediğimiz cins zeytinini katar, kışlık erzak hazırlığımızın bir parçasını daha tamamlarız. Geçtiğimiz yıl zeytin ağaçlarımızda verim o kadar düşük o kadar düşüktü ki, ağaçta ben 8, eşim 9 tane zeytin tanesi saymıştık. Çiçeği zeytine tutmamıştı. Rekolte Hatay´da son derece düşüktü. Topak aşının kilo fiyatı 15 liraya kadar çıkmıştı. Yıllık sofralık zeytini Mersin´den takviyeyle kapatmış, İstanbul´daki dostlarımız da Hatay zeytininden mahrum kalmıştı.

Bu yıl rekoltenin yüksek olduğunu hem kendi ağaçlarımızdan hem zeytin ve zeytinyağı abonesi olduğumuz aile dostumuzdan biliyoruz. Ama kötü bir haberi var, topak aşı zeytini 5,5-6.00 liradan vermişler ama, zeytinyağının kilo fiyatı 12 liradan açılacak görünüyormuş. Nedeni de Ege ve Çanakkale´de bu yıl düşük mahsulmüş. Zeytinyağı tüccarı erken zamandan Hatay´daki bağlantılarını kurmuş bile. Evlerin zeytinyağının maliyeti, bu kez diğer bölgenin talebinden dolayı yine katlanacak.

Bunun ardında yatan nedenlerinden birini Yalçın Bayer, Hürriyet´teki köşesinde bir zeytinciden , Özer Uygun´dan alıntılıyor, ben de Yalçın Bayer´den… Özer Uygun, “Zeytin çiçeği meyveye dönüşmüyor. Beş senedir çevredeki barajlarda buharlaşmanın artmasıyla veya altın çıkarmak için kullanılan siyanürün etkisiyle çiçekler kavruluyor” diye anlatıyor. 1980´li yılların sonlarında Hatay´da siyanürle altın arama girişimini anımsatıyor. O dönemde açılan galeriler için yıkılan ağaçların görüntüleri arasında ‘Şükür ki yetersiz rezerv gerekçesiyle bu işten vazgeçilmişti´ diyoruz. Bayer´e konuşan Uygun, saf zeytinyağının içine kanola, ayçiçeği, pamuk, ispir, pirina gibi ucuz yağların karıştırıldığı uyarısını da yapıyor.

Bir diğer alıntı ise Dünya Gazetesi´nin yazarlarından arkadaşımız Ali Ekber Yıldırım´dan. Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) koordinatörlüğünde oluşturulan Zeytin ve Zeytinyağı Rekoltesi Ulusal Resmi Tespit Heyeti”nin raporuna göre 2015-2016 sezonunda zeytin üretiminin 1 milyon 108 bin ton zeytinyağı üretiminin ise 143 bin 115 ton olmasının ve bu verilere göre zeytin üretiminde geçen yıla göre yüzde 5, zeytinyağında ise yaklaşık yüzde 16 düşüş olması beklendiğini yazan Ali Ekber arkadaşımız, zeytinde ağaçlandırmaya karşın bir başka soruna daha dikkat çekiyor: “Ya ağaç yok, ya da dikilen ağaçlar için doğru yer seçilmedi. Mesela Antakya´ya gemlik dikildi.”

Bir dönem Hatay´da yüzbinlerce ücretsiz dağıtılıp dikilen zeytin ağacı mı kastedilen, bunu tarım müdürlüğü yetkililerinin yanıtlamasını istiyoruz.

Bu yıl rekolte iyi ama diğer bölgenin tüccarı şimdiden kapattı deniyor. Dikilen zeytin ağaç cinsinin doğru seçilmediği eleştirisi var. Talebi karşılamak için ucuz yağların karıştırıldığı uyarısı yapılıyor.

Evet ama tüketici ne yapacak?