Sadullah ÇAĞLAR

Tarih: 19.02.2026 07:26

14 Şubat Özel Bir Gün

Facebook Twitter Linked-in

İnsanlık tarihinde kişinin yaşamında çok kalıcı konular var, nedir bunlar?
- Sevmek  yada sevilmek!
Ne demiş bilim adamları? Sevmişsen yaşamışsın demek. Peki kimler sevmez? 
Ölüler sevmez çünkü onların yaşamla ilgileri yoktur
14 Şubat tarihsel bir gün. 
Aslında aşk hikayesi ile ilgili yazı yazmak okyanusa su taşımak kadar zordur. Ölümsüz sevdalar günümüzde sanki kayboldu yada unutuldu. Sevgisiz dünya yaşamı olmaz.
Neden AŞK? 
Sevgi insana yaşam gücü vermekte! İnsan soyu tarih boyunca bazen sevmenin bedelini canıyla ödedi. 
Genelde 14 Şubat kutsal bir gün 14 şubat tarihi destansal aşkların hikayesi.
Roma imparatoru Claudius’un yaptığı savaşları sürdürmek için asker toplamakta fakat sevgiye bağlanmış sevdalı insanlar aşkları yasaklayan imparatoru dinlemezler, yasaklara karşı rahip aziz Valentine kendini ortaya koyarak askerlerin gizlice kilisede nikahlarını kıyar. Yasalara karşı gelen rahip Valentine 14 Şubat’ta idam edildi. Sevdalar günü olarak kutlanan unutulmaz gün edebiyat tarihine hep yazıldı.
Victor Hugo’nun Notredame kanburu kitabında umutsuz bir aşkın acılı hikayesidir. 
Kilisede çan çalan görevli Quasimodo bir çingene kızına aşık olur. Fiziki olarak ve onu unutulmaz olmasını sağlayan bu  adamın yüzü çok çirkin. Süreç içinde çingene güzeli bir gün tutuklanır onu kurtaran Quasimodo kilisenin en yüksek yerine taşır sonra çingene kızı Esmeralda’nın yüzünü eliyle kapatarak tabakta yemek götürür, tabağa kırmızı bir gül koyar ve kıza seslenir; 
-Benden korkma! Bende senin gibi insanım ve elini kalbine koyarak kalbim hasta benim ve Esmeralda’nın önünde ağlamaya başlar. 
Birgün aradan geçen kısa bir zaman sonra Notredame’dan götürülen Esmaeralda’nın arkasından kilisedeki taş heykele sarılarak haykrır; Ne olurdu benide duygusuz bir taş yaratsaydın diye gözyaşlarına hakim olamaz. 
Victor Hugo Notredame Paris kitabında güzel  çirkin farketmez, her insanın sevdalanabileceği mesajını veriyor.
Victor Hugo Paris’te öldüğü zaman arkasında bir milyon kişi yürüdü ve soylu yazar sevdiği tiyatro artisti madam Jullietta ile büyük bir aşk yaşamıştı. 
Hep söylediğimiz gibi insanlığın var oluşundan günümüze kadar sevmek yada sevdalanmak  hayal değil. 
Örneğin Homeros destansal Troya  eserinde güzel Helen uğruna Troya ile Atina arasında savaş yaşandı. Asırlar boyunca insan sevdi sevildi bu bir tabiat kanunu, duyguyla kuşanmış her an duygularına hakim olamaz. 
Duyguyla kuşanmış herhangi bir insan her an aşık olabilkir tıpkı Nazım ustanın Vera’ya aşık olduğu gibi.
Ne zaman Villiam Sheakespeare’i hatırlasam Romeo Jülliet kitabında bana ölümsüz aşklar hatırlatır.
Bir baloda Romeo’yu gören Jülliet; 
-Dadı gel buraya, şu kapıda duran kim o karşımızdaki beyzade diye kulağına fısıldar, dadı;
-Bilmem hanımcığım dans etmeyen kişi. Julliet;
-Kim o sor ve öğren, evliyse bana mezar olacak gelin döşeğim. 
Sheakespera gündeme geldiği zaman Romeo Jülliet eserini soylu bir insan yada yoksul sınıftan fark etmez ve kitabın son sayfalarında Romeo, Jülliet baygın yatarken onu öldüğünü zanneden Romeo; 
-Ah sevgili Jülliet neden bu kadar güzelsin? Yoksa hain ölümde mi sana aşık oldu.
Yazımıza son verirken Fransız şair Alfredo Muse deyişiyle nokta koyuyoruz. 
“Hem aşkın yok hemde yaşamaktan bahsediyorsun”.
14 ŞUBAT BÜTÜN İNSANLIĞA KUTLU OLSUN


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —