Mehtap Sert

Tarih: 04.12.2025 18:42

25 Kasım Karnesi

Facebook Twitter Linked-in

Aile yılı ilan edilen 2025 ‘de kadına şiddet karnesi yine katliam verisi gibi. 2025’in ilk 10 ayında 317 kadın erkekler tarafından öldürüldü; bunların 241’i kadın cinayeti, 76’sı ise şüpheli kadın ölümü olarak kaydedildi. Kadınlar en çok ev içi şiddete maruz kaldı. Kadın ölümlerinin yüzde 63,5’inin faili aile bireyleri olarak kayıtlara geçti. 

Karanlık günlerden geçiyoruz. Sadece biz değil dünyada da kadınları zor günler bekliyor. Sürekli haklarımızla sınanıyoruz. Dünya genelinde artan otoriterleşme eğilimleri toplumun kurumlarını yeniden şekillendiren bir yönetim tarzı haline geldi. Devletin piyasaya teslim edilmesi, emek haklarının zayıflaması, güvencesiz çalışma düzeni ve toplumsal dayanışma bağlarının çözülmesi sonucunda insanlar kendilerini yalnızlaşmış, savunmasız ve geleceksiz hissetmektedir; bu duygu durumu, sağ popülist liderlerin milliyetçilik, cinsiyetçilik ve kültürel nefret politikalarıyla kolayca yönlendirdiği bir zemine dönüşmüştür. Tüm bu saldırılara inat kadınlar Mirabel kardeşlerin mücadele mirasına sahip çıkmak için elinden geleni yapıyor.

Aile yılı ilan edilen 2025 ‘de kadınların kamusal alandan ev içi emeğe hapsedilmek için yasal tüm yollar deneniyor. Yıllardır bitmeyen nafaka mağdurları hikayesi yine gündemde. Yine tekrar ediyoruz. Bir iddianız varsa ispatlamakla yükümlüsünüz. Kaç tane boşanma dosyasında verilen nafaka tahsil edilebilmiş? Kaç dosyada verilen nafaka asgari geçim standartı gözetilerek verilmiş? Adalet bakanlığının bu hususları içeren bir raporu varsa bile biz bundan haberdar değiliz.  Nafaka ile istediklerini kabul ettiremeyince aile arabuluculuğu diye bir çözüm üretmeye çalışıyorlar. Menfaat temelli bir müessese ile hak temelli kadın kazanımları yok edilmeye çalışılıyor. O olmadı miras hakkını elinden alalım. Erkek devlette çözüm hiç bitmiyor. Tek çözüm bulunamayan yer kadın katliamları.

Dünya Sağlık Örgütü 'nün 53 ülkeyi kapsayan Avrupa Bölgesi Raporuna göre, fiziksel ve cinsel şiddete uğramış kadınların oranında Türkiye 3. sırada. Bir kerede iyi bir konuda üçüncü sırada olsak ya. Hep şiddet hep şiddet. Engelleyecek yasaların, uygulamaların varlığına rağmen veriler artıyor. KADES uygulaması giderek yaygınlaşıyor. Ancak şiddet verisi de artıyor. 6284 ‘i uygulamamak kamu kurumları elinden geleni yapıyor. 2025 Türkiye’nin de kendini aldatan eşini öldüren “kocaya” haksız tahrik indirimi uygulanıyor. Oysaki 2005 yılında geleneksel kültürden kaynaklı kadın aleyhine haksız tahrik indirimleri kaldırılmıştı. 20 sene sonra yine başa mı sarıyoruz?

Kadının eşit ve güvenceli işlerde istihdamı için çabalıyoruz. Kadını korumakla yükümlü Aile bakanlığı ile aynı niyette olmadığımız bütçe açıklanınca ortaya çıkıyor.  Aile bakanlığının 2026 bütçesinde kadının güçlendirilmesi için ayrılan bütçe 51 kuruş. Toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanana kadar işe alımda kadın kotası uygulansın diyoruz ama bırakın kadın kotasını kadın görmeyen kurumlar var. Birçok işyerine engelli, hükümlü kotası veriliyor. Ancak bu verilerde bile erkek tercih ediliyor. 

Kadınlara güvenli yaşam alanları, ulaşım için belediyelerin sokakları aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmesi bekliyoruz. İskenderun Belediyesi kadınlarla görüşmeyi kabul etmiyor. Belediye başkanı görüşmediği gibi telefon trafiğinde konuyu anlamayan ve ben yetkili değilim diyenlerle kadınlar yıldırılmak isteniyor. 25 kasımda İskenderun Kaymakamlığının ve Güvenlik şubenin gösterdiği ihtimama inat belediye şiddet yaratıyor. Ama biz yine de buradayız. Belediye gider kadınlar kalır. 

Çok saldırıya maruz kalıyoruz. Haklarımız elimizden alınmaya çalışılıyor. Kamusal alandan görünmez kılınıp ev içi bakım yükümlülüğüne mahkûm kılınmaya çalışılıyoruz Tüm bunlar iktidarın aileci politikalarının bir parçası hayatlarımıza, haklarımıza yapılan saldırılara inat özgürlükçü, laik, demokratik bir yaşam için karanlığa, yoksulluğa, eğitimsizliğe direniyoruz. Dün olduğu gibi bu günde cesaretimizi dayanışma ruhunda alıyoruz. Hukukun üstünlüğüne inanıyor eşit yaşam hakkı için mücadele ediyoruz.  Haklarına ve hayatlarına sahip çıkan tüm dünya kadınlarına selam olsun.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —