Halit KATKAT

Tarih: 19.02.2026 07:29

Çevre Felaketleri Plansız Ekonominin Eseri

Facebook Twitter Linked-in

Doğanın kendi iç işleyişi nedeniyle ortaya çıkan deprem, tamamen bir doğa olayı iken bunu insanlar açısından felakete döndüren nedir? Deprem uzmanlarının dediği gibi eğer depreme dayanıklı yerleşim yerleri yapılırsa bu doğa olayları felakete dönüşmez.

Depremin en fazla kayba yol açtığı Hatay’da şimdide yoğun yağışlar nedeniyle sel felaketi meydana geldi. Caddeler sular altında kaldı. Tarım alanları sular altında kaldı. Köylülerin bin bir zorlukla yetiştirdikleri ürünleri sular altında kaldı. Yollar kapandı ve yolun açılması için eğer yağmur yağmazsa bir haftada yağarsa bir ayda açılır tahminleri yapıldı.

Bütün bunlara ek olarak Arsuz’da krom madeni için ÇED raporu verildi. Bu da yeni bir felaketin kapısının aralanması anlamına geliyor. Makilik ya da çalılık denen alanların ağaçlardan temizlenerek maden alanı açılması sel felaketlerine ve Erzincan’daki liç faciası gibi bir felakete yol açabilir. Üstelik orada yaşayan endemik bitki ve canlıların soylarının tükenmesine de yol açacaktır.

Ne depremlerin ne de sellerin felakete dönüşmesi önlenemez değildir.

Şöyle bir temel çelişki var: Bir tarafta aşırı yağmurlarla seller tarım alanlarını, cadde ve sokakları doldurup felakete döndürürken diğer taraftan yazın kuraklık nedeniyle barajlarda su kalmayıp insanlar susuzluk çekmektedir. Bugün teknolojinin geldiği son aşamada bu çelişki, gelecek kuşaklara nasıl anlatılacaktır.

Akarsu yollarının yanlarına hem seli önleyecek hem de suyu depolayacak rezervuar havuzları yapılsaydı sel felaketleri önlenir hem de insanlar susuz kalmazdı.

Bütün bu felaketlerin nedeni bütçe olanaklarını halka değil de sermayeye ayıran plansız ekonominin kendisidir.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —