Menü Doğru, dürüst ve sorumlu habercilik
Halit KATKAT

Halit KATKAT

Tarih: 26.03.2018 20:48

Doğan grubunun satışı neyi değiştirecek

Facebook Twitter Linked-in

 

Aydın Doğan, basının amiral gemisi olarak nitelendirilen yüksek tirajlı gazeteleri Hürriyet ve Posta başta olmak üzere tüm basın yayın kuruluşları, Kanal D ve CNN Türk başta olmak üzere tüm TV ‘leri, elinde ne var ne yoksa hepsini Erdoğan Demirören´e devretti. Bu, bugüne kadar ülkemiz basın tarihinde yapılan en büyük satıştır.
Basındaki bu büyük değişikliğe, “bu patronlar arasındaki bir alışveriştir” deyip geçebilirsiniz. Sonuçta anlaşmışlar; biri satmış, diğeri de almış diyebilirsiniz.
Ama halk deyimiyle kazın ayağı öyle değil.
Bu satışın biz okuyucular ve izleyiciler açısından yaratacağı etki yalnızca epey bir zamandan beri hükümetin suyuna giden CNN Türk´te duyduğumuz eleştirel bir iki söz veya Hürriyet´te, Posta´da yapılan birkaç iyi haberden mahrum kalmaktan ibaret değildir. Bunun başka etkileri de olacaktır. En önemlilerinden biri Doğan Haber Ajansı, Ülkenin her köşesinde haber takibi yapan, Cerattepe´deki çevre direnişinin az da olsa duyurulmasını sağlayan, maden facialarında ilk haber veren, Gezi zamanı televizyonlarda penguen belgeselleri gösterilirken Taksim Meydanı´nı kameralarından 24 saat izleyebildiğimiz DHA´nın haber yapamaması demek bizim de “haber alma” hakkımızın kısıtlanması anlamına gelmektedir. Aynı zamanda kadına şiddet, iş cinayetleri, güvenlik kuvvetlerinin uyguladığı şiddet ve cebir olaylarını haberlerde ya hiç görmeyeceğiz ya da çok az göreceğiz. Artık döviz ve enflasyon “yükselmeyecek”, ekonomi “şaha kalkacak”.
Belki şunu diyebilirsiniz, “ben internetten haber alıyorum; beni ilgilendirmez.” Ama bütün medyanın iktidarın eline geçtiği bir durumda bundan internetin etkilenmeyeceğini ya da iktidarın internetle ilgilenmeyeceğini düşünmek boş avuntudan başka bir şey değildir.
Kuyudan su çekerken su seviyesi düştükçe suyu çıkarmak için daha fazla enerji gerekir. Anlaşılan bizde habere, doğru habere ulaşmak için daha fazla enerji harcamamız gerekecek.
Satılanlar arasında iki büyük dağıtım şirketinden biri olan YAY-SAT da bulunuyor. Böylece iki büyük dağıtım şirketi de hükümetin kontrolüne geçmiş durumda. Okuduğunuz her gazete bunlardan birinden hizmet satın alıyor. Bu durumda bir diğer tehlike de zaten manipüle edilen tiraj verilerinin iyice güvensiz hal almasıdır. Tiraj verilerinden bize ne diyebilirsiniz; ama tiraj verileri, Basın İlan Kurumu´ndan ilan alabilmek için en önemli gösterge. Rakamlarla oynanarak ilan gelirlerinin büyük kısmı satış yapmayan iktidar medyasına zaten akıyordu. Bu yeni durum zar zor ayakta durmaya çalışan Cumhuriyet, Evrensel, BirGün gibi bağımsız yayınları ekonomik olarak etkileyecektir.
Elbette Doğan Grubu sütten çıkmış ak kaşık değil. Doğan Grubu deyince medya alanında bugüne kadar çok sayıda gazeteciyi işten atmış bir medya holdinginden bahsediyoruz. Doğan Grubu aynı zamanda merkez medyadan sendikayı da atan gruptur.
Böylece patronun değişimiyle çalışanların güvencesizliği değişmemiştir. Yeni işveren istediği elemanla çalışıp istemediğini işten çıkaracaktır. Elbette patrona yaranmada ustalaşmış üst düzey gazeteciler, bu yeni duruma uyumda zorluk çekmeyeceklerdir. Ama sendikasız çalışan alttaki işçi ve emekçiler işsiz kalmakla karşı karşıya kalacaklardır.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —