Sadullah ÇAĞLAR

Tarih: 27.11.2025 07:32

Edebiyatçı Olmanın Bedeli

Facebook Twitter Linked-in

Kitaplar insan yaşamında önemli bir kaynaktır. Geçmiş yıllarda kişinin yaşam biçimi kitapla sanki bir bütündü.  İnsanlar ellerinde gazete ve kitaplar bulunurdu.  

Yayıncı Muzaffer İlhan Erdost şöyle der; ’Kitaplar genel kültürü insanlığa taşıyan araçtır’. 

Çocuk yaşımızda babamın eve getirdiği gazeteyi merakla bekler yazılan haberleri merak ederdim.  

O dönemin yeni yayına başlayan Hürriyet gazetesindeki bazı haberler şöyleydi; 

Yıl 1949 Sovyetler atom bombasını yaptılar. İlk denemesi yapılan bomba başarılı olmuştur. Başka bir haberde Atatürk’ün eşi Latife Hanım ABD Time dergisinde anılarını yayınlaması talebini ret etmiştir. 

Diğer bir haberde ise İran Şahı Rıza Pehlevi ilk eşi Fevziye’den ayrılma kararı aldı, Mısır Kralı Faruk’un kız kardeşi olan Fevziye piramitlerin son güzeliydi.  

Geçmiş yıllarda televizyon yoktu önemli bilgileri gazetelerden öğrenirdik. Bilgilenme merakı taşıyan kişiler yeni insana dönüştü. 

Geçtiğimiz günlerde gazeteler ilginç bir haberi manşete taşıdılar. 07 Kasım 2025 Cumhuriyet ve Sözcü gazetelerinde canına kıyan müdür için eğitimciler açıklama yaptılar. 

Milli Eğitim Müdürü yeni Belediye başkanıyla tartışmıştı. Bu tartışma sonucu görevinden alınan müdür İntihar etti. İntihar eden müdür İbrahim Kılıçer için sendikalar ve meslektaşları bir araya geldiler. Aksaray ilçesinde 8 yıldır Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapan İbrahim Kılıçer’in intiharının ardından bir iddia ortaya atıldı. İddiaya göre Kılıçer 2022’de bir önceki eski ilçe belediyesi yönetimiyle, Milli Emlak’a ait olan araziye kooperatif kapsamında astronomik kütüphane yaptırdı. Öğrencilere bilim yoluyla büyük avantaj sağlayan iki katlı kütüphane aynı zamanda emekliye de lokal olarak hizmet veriyordu. Yeni Belediye Başkanı Mustafa Zavlak’ın göreve gelmesiyle birlikte kütüphane kapatılıp lokanta yapıldı. Duruma tepki gösteren Kılıçer AKP'li Mustafa Zavlak ile karşı karşıya geldi. Tartışmanın ardından Kılıçer’in görevinden alındığı öne sürüldü. Bunalıma giren Kılıçer intihar etti. Yaşananların ardından Eğitim-Bir-Sen genel sekreteri Talat Yavuz, Aksaray Eğitim-Bir Sen başkanı Murat Görmez okul müdürleri toplantıda bulunarak acılarını bildirdiler.  

Eğitim-Bir-Sen genel sekreteri Talat Yavuz yaptığı bir konuşmada hangi gerekçe başarılı bir bürokrat olan milli eğitim müdürünü intihara sürükledi. Bizim bildiğimiz başarı ödüllendirilir.  
İlçeye astronomik kütüphane kazandıran bir müdürü takdir etmek gerekirken bu süreç nasıl buraya geldi onu düşünüyoruz.  

Eğitimciler bugün seni göreve getirdim yarın alıyorum diyen siyasetçilerin oyuncağı olacak insanlar değillerdir. Bir eğitimcinin intiharı olayının bir eğitim suikastı olduğunu söyleyerek bu süreçte sadece bir siyasi yok bakanlıktan yazının gidip geri gelmesi durumu var demek ki bakanlıkta bu işin içinde dedi. 

Aslında tarih boyunca kitaplar hedef oldu. Ülkede 12 Mart, 12 Eylül döneminde televizyonlar kitapları suçlu olarak teşhir etti. Edebiyat yazarımız Ahmet Hamdi Tanpınar bu konuda ne söylüyor bakalım; 

Kitaptan niçin korkuyorlar bunu bir türlü anlayamadım. Kitaptan korkmak insan düşüncesinden korkmak, insanı kabul etmemektir. Kitaptan korkan adam mesuliyet hissinden mahrum ediyor demektir. Yani senin yerine ben düşüneceğim demekle filan kitabı okuma demek arasında hiçbir fark yoktur.   

Dönemin insanı genel olarak gazeteleri açıp okuduğu zaman ölüm haberleri, sık yaşanan trafik kazaları ile karşılaşmakta. Bütün bu olumsuz yaşamda kent kültür eksikliği bariz bir şekilde kendini göstermekte. Geri kalmış uluslar dışında her ülke kitaplar tarafından yönetilir.  

Yüzyıllar öncesi filozof Voltaire günümüz toplumunu uyarmıştı. İlginç bir haber İstanbul Taksimin asırlık kitapçısı kapandı. Bir tarih daha yok oldu. İstanbul’un çekim merkezi yerinde eski kitapçısı 1920’lerde kurulan yayınevi artık susmuştu. Tıpkı tarihi emek sineması gibi. 

Bundan birkaç yıl önce Notre Dame Katedrali bir yangında yandı. Yeniden imar edilen muhteşem eser kilise olarak ayinle açıldı.  

1789 yılında müze yapılan Notre Dame’ı, Napolyon müzeyi kapattırıp, tekrar kilise yaparak buradaki törenle imparatorluk tacını başına koydu. 

Sonuç; Bilimden uzaklaşan Napolyon Rusya’da bozguna uğrayıp bir milyon askerini kara gömdü.  

Bilim insanı Seneca der ki; ‘Kitapsız hayat kör, sağır ve dilsiz yaşamaktır’.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —