Menü Doğru, dürüst ve sorumlu habercilik
Halit KATKAT

Halit KATKAT

Tarih: 14.12.2022 17:33

Grev yasakları ve işçi tavrı

Facebook Twitter Linked-in

AKP döneminde 2003 yılından bu yana 19 grev erteleme kararnamesi yayımlandı ve 195 bin civarında işçinin grevi yasaklandı. Yasaklanan grevlerin 7’si OHAL döneminde gerçekleşti. Yasaklanan son grev kararı ise Birleşik Metal-İş ve Özçelik-İş’in örgütlü olduğu, 1000 civarında işçinin çalıştığı Bekaert’in iki fabrikası için oldu. AKP döneminde daha önce Şişecam, Pirelli, Good Year, Brisa, MESS’e üye işyerleri ile Akbank gibi büyük şirketlerde DİSK/Lastik-İş, DİSK/Birleşik Metal-İş, Türk-İş/Kristal-İş, Türk-İş/Petrol-İş ve Türk-İş/Türk Metal sendikaları tarafından alınan ve uygulanan grev kararları yasaklanmıştı.

Temmuz ayında başlanan toplu iş sözleşmesi görüşmeleri anlaşmazlıkla sonuçlanınca Belçika sermayeli Bekaert işyerlerinde sendikalar 13 Aralık günü saat 13.00’te uygulanmak üzere grev kararı alıyorlar. Ancak grev daha başlamadan gece yarısı yasak kararı geliyor. Resmi Gazete’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan karara göre, Bekaert İzmit Çelik Kord Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine ait Kocaeli’nin İzmit ilçesindeki işyerinde Birleşik Metal-İş Sendikası tarafından alınan grev kararı ile Bekaert Kartepe Çelik Kord Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine ait Kocaeli’nin Kartepe ilçesindeki işyerinde Özçelik-İş Sendikası tarafından alınan grev kararı, “Milli güvenliği bozucu nitelikte” görüldüğünden 60 gün süreyle ertelendi.

Burada ilginç olan bir soru; Belçika sermayeli olan bir şirketten haklarını almak isteyen işçilerin grevi nasıl oluyor da “milli güvenliği bozucu” oluyor?

Grev ertelemeleri, bundan önceki örneklerde gördüğümüz gibi aslında bir grev yasaklamadır. Bu güne kadar ertelenen grevin bir daha yeniden başladığı görülmemiştir.

Birleşik Metal-İş yaptığı açıklamada, işçilerin bu hukuksuz grev yasağını tanımayacaklarını, Anayasanın ve uluslararası kabul edilen yasaların kendilerine verdiği hakkı kullanarak saat 13.00’te yasal grevini başlatacaklarını” söyledi. Bundan sonra DİSK’e bağlı işçiler işyerlerine “bu işyerinde grev var” pankartlarını asarak greve devam kararlılığını gösterdiler.

HAK-İŞ’e bağlı Özçelik-İş Sendikası’nın Kocaeli Bölge Başkanı Arif Çolak “Grev yasağı kararının iptali için genel merkezimiz Danıştaya başvuruda bulundu. Bu karar nedeniyle greve çıkamıyoruz, ama içeride üretim yavaşlatma, üretimi durdurma eylemlerimiz devam ediyor. Danıştaydan gelecek kararı bekliyoruz” diyor.

Aynı işyerinde örgütlü iki sendikadan iki ayrı tavır görüyoruz. Birleşik Metal İş, işçilerin kararına uyarak işçilerin en etkin mücadele aracı olan grev kullanıyor. Ama Özçelik İş sendikası grev yasağına boyun eğiyor ve Danıştay’dan gelecek kararı beklediğini söylüyor, ardından da işçilerin tepkisinden korkmuş olacak ki “üretimi durdurma eylemlerimiz devam ediyor” diyerek ikircikli bir tavır izliyor.

Bu durumda işçilerin yapması gereken, “bugün ona yarın bana” diyerek bu işyerindeki işçi sınıfdaşlarını amasız, fakatsız desteklemek. Hem de sözle değil dayanışma grevleriyle desteklemek. Bugün siz seyirci kalırsanız yarın onlar size seyirci kalırsa işçi dayanışması, işçi sınıfının birliği nasıl olacaktır?


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —