Kemal DÜZ

Tarih: 14.01.2026 07:45

İskenderun Tarihinden Bir Kesit

Facebook Twitter Linked-in

Uzun zamandır yazamadım.  Yazı mı benden uzaklaştı; ben mi,  bilemiyorum.. Çok şey biriktirdim.  İskenderun'a ait araştırmalarım devam ediyor. İstanbul'da Hatay'la ilgili yazılı kaynaklar az da olsa karşıma çıkıyor. Belki bunları bir gün yazarım. Hatay'la ilgi kaynak topladığımı bilen bir sahaf arkadaşım, bana şeffaf bir dosya uzattı: "Belki içinde önemli bir bilgi vardır" dedi. Dosyayı aldım. Okudum, inceledim bu nadide eseri: Kitapçığın ön kapak üst ölümünde dolmakalemle müellifin ithafı ve imzası var. "Büyük mütefekkir Korgeneralimiz Kurtcebe Noyan'a en derin saygılarımla"   

Tarih yok, muhtemelen 1941-45 arası olmalı.

Hemen altında matbaa harfleriyle yazılanlar; 

7 ciltlik Mufassal Hatay Tarihi, 4 üncü Cilt, Hatay Manda Tarihi, Silahlı Mücadele Devresi, Ahmet Faik Türkmen, Sabık Hatay Devleti Maarif ve Sıhhat vekili, İstanbul - Tan Matbaası 1939. Kitapçık 16-24  cm boyutlarında, sayfa 900'dan başlamış 1008 sayfada bitmiş 108 sayfa. Bu elimdeki sayfalar belki de hiç basılmayacak, çok sayıda nüshası da  yok. Burada önemli gördüğüm bir iki sayfayı olduğu gibi aşağıya çıkarıyorum. Belki birilerinin işine yarar:

"Fransızların Hataya Ayak Basması ve İskenderunun İşgali(12-11-918)

Bu suretle Türk askerleri ile birlikte Antakyadan ayrılan memur ve ittihatçılar kafilesi 100 kişiyi mütecaviz idi. İkinci  günü öğle üstü Beylana muvasalat edildi.

Beylandaki 41 inci fırka çekilmiş bulunuyordu. Beylan halkı yolları yaya katetmiş olan bu heyacanlı ve yorgun kafileyi  samimiyetle misafir ettiler. İkinci günü akşam kafile İskenderuna yetiştiği vakit Türk bayrağı hükümet konağında dalgalanıyordu. Askerler İskenderunu tahliye etmiş fakat mülki memurlar şehirde bulunuyordu. İskenderun halkı da gelen kafileyi karşıladı.

Kafilenin İskenderuna muvasalatından bir iki gün sonra bir iki  Fransız gemisi göründü. Fransız kumandanı İskenderundaki katolik papazını gemiye aldırdı.

İkinci gün sabahı ise papaza iadei ziyaret etti. Bu sırada hıristiyanlar arasında muhtelif şayialar deverana başlamış iken öğle üzeri sokaklarda bir beyanname yapıştı. Bu beyannamenin hulasası şu idi: (İskenderun Halep şoşesi itilaf devletleri işgali altına alınmıştır. Fakat buradaki Osmanlı mülki idaresi kemekan edecektir) (14.11.1918) 

Fransız kumandanı papazın ve kilisenin ziyaretinden sonra kaymakamı da ziyaret ederek, memleket hakkında konuştu. Beyannamenin talik edildiği gece saat ona doğru 18-20 hiristiyan çocuğu teneke çalmak suretile gürültü çıkarak, gezmeğe ve güya nümayiş yapmağa başladılar. Bu sırada bir hiristiyan osmanlı polisi sokakta bir tabancı sıktı, çocuklara cesaret veren bu hareket üzerine caddedeki askeri mağazalardan birinin kapısı kırılarak zahire yağma edilmeğe başlandı.

Bu hadise ertesi günü Fransız kumandanın (Memlekette asayişsizlik var, vaziyete hakim olacağım) demesine kafi geldi ve ilk olarak bir belediye reisi intihap etmeğe koyuldu. Fransızlar bu surette her şeye müdahale etmeğe başladılar. Belediye reisi intihap edilmek üzere 10-15 kişi davet edildi. Katolik kilisesinde icra edilen intihapa bir ortodoks tüccar 73 reyle, Türklerden giden Mehmet isminde biri 70, katolik cemaatine mensup Jozef Mahzume 51 rey aldı. Araplardan erkanıharp binbaşılığından mütekait Rüştü Baki de 69 rey almıştı. Fransız kumandanına kilisede papazın dairesinde intihap neticesi bildirilmiş ve azası takdim edilmişti. En çok rey alan ortodoks tüccarı fransızca konuşurken, Fransız kumandanı(Sizin fransızcanız zayıftır, yerinizi fransızcası kuvvetli olan Jozef Mahzumi efendiye terkediniz) dedi. Ve böylece 51 rey alan bu adam, belediye reisi oldu. Ve ilk Fransız adaleti işte bu suretle başladı. İntihabın ertesi günü kaymakam tahkir edilerek, memleketi terke mecbur edildi. Jandarma kumandanı yüzbaşı Kadri Bey (Bir aralık Siverek mebusu olmuştur) de jandarmalarını alarak gece yarısı şehirden uzaklaştı. Bundan sonra Fransız kumandanı şehire tamamen hakim olup, tayin ettiği belediye reisini kaymakam vekili yaptı. Fransızlar böylece İskenderuna yerleşirken, Antakya da Arap hükümetçileri faaliyette bulunuyorlardı. Beylanda tahrirat katibi kaymakam vekili, jandarma çavuşu da jandarma kumandanı olmuştu.Fakat Fransızlar İskenderundan 50 kadar süvari ile Beylana çıkarak bir bölük jandarmayı dağıttılar ve kasabaya hakim oldular. (sf:926)


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —