Menü Doğru, dürüst ve sorumlu habercilik
Halit KATKAT

Halit KATKAT

Tarih: 07.03.2018 21:11

İşletilmeyen Bir Demokrasi Kurumu Olarak Kent Konseyi-3

Facebook Twitter Linked-in

Dünden devam

Bu konuda sadece, (24 Nisan 2017 tarihli TOPLUMSAL http://www.toplumsal.com.tr/ haberine göre) CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer´in, TBMM Başkanlığına soru önergesi verdiğini görüyoruz. Önergede Kent Konseylerinin genel durumları ve sorunlarıyla ilgili bir Meclis Araştırması istiyor.
Gürer´in 23 milletvekilinin imzasıyla sunduğu Meclis Araştırma Önergesinde; 'kent konseylerinin sayısının yetersizliğine dikkat çekildi. Türkiye genelinde 2 bin 950 belediye bulunmasına rağmen, belediyelerin öncülüğünde kurulan kent konseylerinin sayısının 200 civarında olmasının dikkat çekici olduğunu vurgulayan Gürer, çoğu il ve ilçe belediyelerinde ise halen bir kent konseyinin kurulmamış olduğuna' dikkat çekiyor.
Peki! Kentin yönetimine en çok katılması gereken sendikalar, meslek odaları, çevre dernekleri, mecliste temsilcisi olmayan partiler gibi kitle örgütleri kent konseyinin oluşturulması, bu yasanın işletilmesi konusunda bir çaba içerisinde oldular mı? Hayır. Peki meclise giremeyen partiler, meslek odaları, barolar, dernekler, muhtarlar ve üniversiteler neden bu konseye sahip çıkmazlar? Denebilir ki belediyeler kent meclisini toplamazsa bu bileşenlerin ne kabahati var? Peki ama halka ve kendi temsil ettiği kitlesine karşı sorumlu olan bir temsilci ya da yönetici bunu diyebilir mi? En azından kendine yakın olan, birlikte davranabildiği bileşenlerle belediye başkanına taleplerini ilettiler mi? İktidar yetkilileri ikide bir aklına estiğinde muhtarları toplayıp sohbet etme yerine bu kent konseyini işletip muhtarların da yönetime ve karar organlarına katılmasını sağlayamazlar mı?
Burada belki de şu sorgulanabilir; tüm topluma, kitle örgütü ve parti yöneticilerine kadar yayılmış bir aymazlık, vurdumduymazlık, kendi düşüncesinden başkasını görmeme ve bekle gör politikası gibi özellikler yayılmış olabilir mi?
Elbette bu görev, temsil ettiği kitle adına bu konseyin üyesi olan kitle örgütleri ve partilere düşer.
Sonuç olarak bu kent konseyinin kentin belediye başkanlığının bütçe ve tüm programlarının görüşülüp karara bağlandığı ve icraatlarının denetlenlendiği en yetkili meclis olması için tüm bileşenlerin elinden gelen katkıyı sağlaması gerekir. Somut olmayan, kerameti kendinden menkul halk meclisi, kent meclisi, demokrasi platformu vb. oluşumlar yerine yukarıda belirtildiği gibi somut ve geniş temsil olanağı ve yasal dayanağı olan bir meclisin savunulması ve hayata geçirilmesi daha uygun olmaz mı?
Herkes katılımcı 'demokrasi' diyor, 'birlik' diyor. İşte kent konseyinde somutlaşan hem birlik ve hem demokrasi... Demokrasi ve birlik isteyenler buyurun gerçekleştirin.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —