Mehtap Sert

Tarih: 01.01.2026 07:35

Medyanın Şiddet Dili

Facebook Twitter Linked-in

Geçmişten geleceğe deneyim aktarımı, günü yaşamak ve bireylerin aidiyet duygusunu geliştirmek açısından dil önemli bir faktördür. Kullanım şekli topluma yön vererek şekillendirir. Kadına karşı şiddetin ve ayrımcılığın önlenmesi için medya bir araçtır. Bu aracın feminist olması şiddetle mücadelede yol açıcı olacaktır.

Medya içerikleri eğlenmek ve reyting kazanmak üzerine kurgulanmıştır. Kadının nerde durması gerektiği nasıl davranması gerektiği empoze edilir. Olması gereken kadın profili üzerinden politik gerçeklik dayatılır. Atarerkinin çizdiği kadın profilidir karşımızdaki.  Hamarat eş, fedakâr anne, her zaman korunması gereken mağdur kadın. Çizilen kadın profili erkek profilin hikayesin de renkliliktir. Kadının geleceğe dair bir hedefi, kişisel tercihleri yoktur.  Kadın ikinci kadındır ama asıl hikâye erkeğin ne kadar çok sevdiği üzerine kuruludur. Kadın aslında çok zekidir ama bakımına muhtaç çocuğu vardır. Kamusal yaşamdan evde bakım hizmetine evirilen yaşamı dini duygularla da kutsanır. Dizilerde çalışan kadınların hepsi az sonra kokteyle katılacakmış gibidir. Gerçeklikle ilgisi yoktur. Evde temizlik yapan ya da yemek yapan kadının az sonra podyumda yürüyecek görüntüye sahip olması yaratılan algıdır.

Şiddet olaylarında medyanın veriş şeklide kadının aslında nerede olması gerektiğine ilişkindir. “Gecenin x saatinde genç kadın sokak ortasında eşi tarafından öldürüldü” diye manşetten girer haber. Kadının katleden eş değildir. Faildir. Ancak eylemini yumuşatmak şiddeti daha olumlu hale getirmek için failin sevgili, eş ya da partner olmasına dair bir bağlantı kurulur. Ölümün gecenin x saati ile ilgisi yoktur ama var gibi vurgulanır. Sokak ortasında altı çizilen bir başka detaydır. Sokaklar kadınlar için uygun mekanlar değildir. Erkekler içindir. Kadının kamusal alanda işi yoktur. Onun yeri evidir. Habercilik görevi ifa edilirken bile gece, sokak, genç vurgusu ile o saatte onun orda ne işi var kafası yaratılır. Kaç tane gazete haberinde failin adını görürsünüz? Neredeyse yok denecek kadar az. Ama katledilen kadınla ilgili tüm detaylar mevcuttur. Yine bir kadın öldürüldü. Yine derken hayatın olağan akışı içerisinde olabilecek bir durum kast edilir. Kadının katledilmesi olağanlaştırılabilecek bir durum değildir.  

Bilgiye erişimin kolay olması medyanın kopya cinayetleri kolaylaştırmasını da sağlamıştır. Haberlerin yazılış şekli, verilen ayrıntılar kadın katillerine ve istismarcılarına yol göstermiştir. Bir kadın eşini öldürmekten cezaevinde yatarken kızı kaybolur. Talep üzerine araştırma başlatılır. İstismarcısı tarafından öldürülüp bahçeye gömüldüğü üzerine beton döküldüğü anlaşılır. Ayrıntılar Pınar Gültekin vahşeti ile hemen hemen aynıdır. Her iki failde aynı tekniği kullanmıştır. Sonraki olay kopya cinayettir. Haber yapılırken toplumu bilgilendirme, farkındalık yaratma amacı suça teşvik etme aracına dönüşmüştür. Bir ara televizyonlarda köprüye çıkıp intihar edeceğini söyleyen insanlar vardı. Dönemin televizyon habercisi Savaş Ay kamerayı kapar koşardı olay yerine. Yayın yasağı getirildikten sonra köprüye çıkan sayısı da azaldı.

Medya bir toplumu olumlu anlamda şekillendirip, ileriyi de taşıyabilir, geriye de düşürebilir. Etkisinin tartışmasız olduğu bir gerçektir. Kadınların savunmasız, korunmaya veya kurtarılmaya muhtaç olarak resmedildiği medya dili şiddeti körüklemektedir. Fail aklayıcılıktır. Şiddet failini aklamakta medyanın dili olmamalıdır. Şiddete karşı bir mücadele alanı da medyanın şiddet dilidir. Geçit vermemek gerekir.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —