Sadullah ÇAĞLAR

Tarih: 20.11.2025 07:21

New York’ta Bir Afrikalı

Facebook Twitter Linked-in

Ülkelerin yönetim süreci içinde çağın bilgisayar, internet yeniliği, bilgilenme, insanlığı yazı hedeflerine taşıdı; tıpkı uzayın keşfi gibi. Fakat insan aklı öne çıkarak... insan yaratıcılığı tükenmez bir kaynaktır.  

Geçtiğimiz günlerde ABD'de, belediye başkanlığı seçiminde New York’ta sürpriz bir aday başkanlığı kazandı. Üstelik seçimi kazanan kişi Afrikalı bir göçmen aileden. Baba Ugandalı, anne Hintli. Asya kökenli bir ailenin oğlu Zohran Mamdani. Mamdani’nin eşi Suriyeli, eşi son derece modern ve kent kültürü ile kuşanmış.

Başkan politik yaşamında Filistin için mücadele eden sosyalist kimlikli kapitalist sistemin en gelişken şehrinde, New York’ta seçim kazanarak dünya imparatorluğuna oynayan başkan Trump’ın tek adam olma hayallerini sarstı. Demokrat Parti'den seçilen Mamdani en çok yoksul göçmen ve siyahi seçmenlerin desteğiyle başarı kazandı. Politik çalışmasında yeni başkan sokaktaki insanları yanına aldı. Amerika’yı aslında kuran göçmen yoksulları... yenilikçi başkan için onlar Okyanusta yeni bir vatan yarattılar. Yeni ülkenin adı Amerika Birleşik Devletleri olarak lanse edildi.

Afrika’dan pranga mahkumu gibi getirilen zenci insanlar bütün Mississippi’nin geniş topraklarında gün doğmadan pamuk toplayarak acılı türküler yaptılar. O acılı çığlıklardan günümüzdeki evrensel caz müziği doğdu. ABD’nin bütün alt yapı üretimini yapan bu zenci insanlar 1936 Nazi Almanya’sı altın madalyalar alarak ırkçılığı teşhir ettiler. Mamdani konuşmalarında, 'ben göçmen asıllıyım ve politik olarak sosyalistim, siyasi kimliğimden dolayı kimseden özür dilemiyorum'.  

Aslında bize göre üstün insan diye bir ırk yoktur. Olay tamamen bir eğitim sorunudur. Avrupa’da yani Batıda görev yapan doktorlar genelde Afrika’lı yada Hint asıllı. Hindistan bağımsızlık mücadelesinde İngiliz imparatorluğuna baş kaldıran Mahatma Ghandi’ye bir Fransız gazeteci, "Bay Ghandi sen İngilizlerle savaş içerisindesin, ama masanda İngiliz edebiyatı Şheakespeare, Dinckins ve Martin Eden’in kitapları var. Bu ne anlama geliyor? Ghandi cevaben; "Bak mösyö, ben hukuk eğitimini Oxford Üniversitesinde yaptım, batı eğitimliyim. İngiliz halkı benim düşmanım değil, ben Britanya sömürge düzenine karşı mücadele ediyorum."

Batıda bir Afrikalı kişinin sosyal devlet ekonomisini savunup Gazze’de Beyaz Saray'a karşı alanen 'İsrail savaş suçlusu' diye haykıran siyah kökenli adam New York’ta belediye başkanı olacak... dünya imparatorluğu başkentinde şok yarattı.

Şimdi acaba Abd ile ilgili geçmişe dönük bir yorum yapalım. 1 Mayıs İşçi Bayramı nerden kaynaklandı? ABD işçi sınıfı, emekçiler büyük bedeller ödeyerek kazandılar. Sovyet devrimine tanıklık edip Dünyayı Sarsan 10 Gün kitabıyla gerçeği ortaya koyan Jhon Reed ABD vatandaşı Amerika’ya geri dönmedi.  

Hitler Almanya’sına karşı 22 milyon ölerek Avrupa’yı Nazi işgalinden kurtaran bir toplum unutuldu. Sosyal iktidarlar bir felsefedir. Vietnam işgalinde ABD’li aydınlar ayağa kalktı, yani sol bir felsefedir. Aslında sosyal düşünceyi yok saymak körlükle eşdeğerdir.  

Ekim devrimini yıllar öncesi ABD’li yazar Jack London inanılmaz sevgisiyle Demir Ökçe kitabıyla haber verdi.  

1930’larda iki İtalyan işçisini sol kimliklerinden dolayı Amerika’da elektrik sandalyesinde idam ettiler. Sacco ve Vanzetti mahkemede, 'sizlerin inancınıza, mahkemelerinize inanmak zorunda değiliz' diye haykırdılar. Genelde Amerika’da sosyalist damar vardır.

Beklenilmeyen seçim kazanımı sonrası zafer konuşmasında Zohran Mamandi, halka seslenir; "Ben tüm siyasal yaşamımda umudumu yitirmedim. Umut ateşini hep içimde taşıdım. Bizlerin başarısı Harlem’den Missisipi’nin yoksullarından Newyork’un ışıklı dünyasına yansıdı. Bizlerin başarısı geçici bir olay değildir. Sosyal devletin yeni bir kuruluşuna öncü olacağız."

Kafka’nın dediği gibi yeni bir değişimin önünde bütün bir dünya halkı bu yeni dengeyi yaşayacak. Geçmiş yıllara dönelim 1960 ABD yeni bir başkan seçecek. 2 başkan adayından Richard Nixon soğuk savaş dönemin başkan yardımcıydı. Demokrat Parti adayı John F. Kennedy seçimi kazanır. Yeni başkan Kennedy televizyonda halka seslenir; "Kıymetli Amerikan halkı yeni bir başkan seçtiniz. Ben politik olarak dünya barışına öncülük edeceğim, sizlerin bana verdiğiniz desteğe layık olacağım. Ben çok genç yaşımda akşam yemeklerini yediğim zaman İndiana’da maden ocaklarında yerin altında çalışan işçilerin yemeklerinde kaç parça et var diye düşünürdüm." Kennedy savaşa karşı olmanın bedelini canıyla ödedi. Bir örnekle yazımızı noktalayalım; çok eski yıllarda köle insan İngiliz efendisine haykırır: Hey beyaz adam yalnız İngilizler mi medeni olur. ama hangi medeniyet bize söyler misiniz.   


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —