Menü Doğru, dürüst ve sorumlu habercilik
Halit KATKAT

Halit KATKAT

Tarih: 01.04.2023 12:16

Seçimler ve halkın gereksinimi olan demokrasi

Facebook Twitter Linked-in

Genel seçimlere iki blok olarak girilmesi ve blokların hangi partilerden oluşması kesinleştikten sonra iki tarafta seçmenleri çeşitli vaatlerle kendi tarafına çekme yarışına girdi. Mevcut iktidarın otoriter, buyrukçu tutumundan bıkan, aldığı maaşları günden güne eriyen ve yine de karnını doyuramayan halk kesimleri altı partinin oluşturduğu Millet İttifakından çare bekler duruma geldiler.

Kapitalist sistem sınıflı toplum olmasına karşın, kapitalistler her zaman bunun üstünü örtmeye çalışarak sınıfların varlığını reddeder. Bu açıdan bakılınca tek adam rejimi emperyalist tekellerin işine en çok yarayan sistemdir. Dolayısıyla da işçi ve emekçileri cendereye alarak ezip suyunu burjuvaziye sunan bir yapıdır. Tek adam rejiminde kararnameler, uluslararası anlaşmalar, asgari ücret, emeklilik, imar afları, işçilerin grev kararları, toplu sözleşmeleri, akaryakıt fiyatları, uluslararası tekellerin ülkedeki faaliyetleri, maden arama alanları, inşaat şirketlerinin seçimi gibi işçi ve emekçileri ilgilendiren bir sürü işler bir kişinin iradesindedir ve bir imza ile işler yürütülür. Bu hem ulusal hem de uluslararası tekeller için tercih edilen ve en çok arzu edilen bir durumdur. Çünkü parlamentodan kararları geçirmek için çoğunluğun oyunu alma, olmazsa adliyelerle, yasalarla, grev yapan işçilerle uğraşma, maden arayacaksa yerel halkla anlaşma vb bir sürü bürokratik can sıkıcı işlerden bir kalemde kurtulmuş oluyor. Uluslararası alanda AB, ABD ve Rusya gibi çıkarları birbirine zıt kutupların tek adam rejimini tercih etmeleri ona kolayca iş yaptırabilme amaçlarından kaynaklanmaktadır.

Güçlü parlamenter sistemi savunan millet ittifakı, evet tek adam rejimine göre halkın yani işçi ve emekçilerin taleplerinin kısmen karşılanma umudu, parlamentoya girebilecek halktan yana vekil sayısına bağlı olarak, taşımaktadır. Ama önce yine önü sonu bir tek adam seçilecektir.

Tek adam sisteminden kurtulmak için birinci olarak seçilecek tek adamın seçildikten sonra tek adam rejimini reddetmesine bağlıdır. İkincisi parlamento çoğunluğu oluşturulması gerekmektedir. Yani tek adam rejiminden kurtulmak bu iki koşula bağlıdır. Bu koşulların yerine gelmesi halinde bile işçi ve emekçilerin taleplerinin karşılanacağı kesin bir durum yoktur. Çünkü parlamentoda işçi ve emekçilerin, yani herhangi bir parti listesinden değil, doğrudan seçtikleri bir vekil olmayacaktır. İşçi ve emekçiler kendilerine örgütlenme, özellikle sendikal örgütlenme ve demokratik hak arama yollarını açma umudu taşıyan muhalif ittifakları desteklemeleri kendi yararına olabilir. Halk muhalefetini siyasi zorbalıkla boğma hedefi apaçık olan iktidar gücünü yenilgiye uğratmak işçi ve emekçiler için hayati önem taşımakla birlikte işçi sınıfı bunun kendisi için bir kurtuluş olmayacağını da bilmesi gerekir.

Sol muhalif parti sözcüleri; bir taraftan “halkın ihtiyacı halk iktidarıdır”, “çare demokratik bir temsil mekanizması için mücadele”, “çare sosyalizm”, “Seçim çalışması, sermaye ve burjuva devlet iktidarına karşı kesintisiz devrimci örgütlü mücadeleden bağımsız olmayıp..” gibi cümleleri kurmakta, ama diğer taraftan burjuva seçim sistemi ile burjuva parlamentolarda yer alıp halk iktidarı hayal etmektedirler. Ama halk iktidarı için önlerinde hazır olan, işçi ve emekçi sendikalarının, meslek odalarının, muhtarların, üretici kooperatiflerin içinde yer aldığı kent konseylerini kent meclisi olarak, kenti yöneten en yetkili organ haline getirmeyi, onun için mücadele etmeyi akıl etmemektedirler. Ki, muhalif sol partiler de bu konseylerde yer almaktadırlar.

Elbette bu halkın iktidara taşınması için yeterli değildir ama önemli bir adım olacaktır. Bu aynı zamanda bireysel liderlikten iradenin halka geçişi anlamında önemli bir adım olacaktır.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —