Halit KATKAT

Tarih: 11.12.2025 07:47

Toplu Sözleşmeler ve Sendikalar

Facebook Twitter Linked-in

Bu ay memurlar ve emekliler, 2026 yılı maaş zamlarını beklerken; asgari ücretle çalışanlar asgari ücretin ne kadar artacağını beklemekteler.      

Metal iş kolunda 160 bin işçi işverenler tarafından verilen toplu sözleşme teklifini beğenmeyip greve hazırlanmakta. Gerçi verilen teklifin beğenilecek bir durumu yok. Yüzde 10 maaş zammı ve üç yıllık sözleşme… TÜİK’in kasım ayı enflasyon oranını yıllık bazda yüzde 31 olarak açıkladığı bir durumda yüzde 10 zam ancak işverenlere büyük bir kıyak anlamına gelir. Hele enflasyonun her ay arttığı ülkemizde sözleşmeleri üç yıl yapmak işçilerin ellerindeki ücretleri de sıfırlamak anlamına gelir.

Ülkede çalışanlarının yüzde 50’si 29828 TL olan açlık sınırının altında maaş almaktadır. Elbette bu, ülke emekçilerine layık görülen refah düzeyini göstermektedir. Aynı zamanda ülkeyi yönetenlerin halka layık gördükleri yaşam standardını ve ülkenin yabancı ülkelere göre itibarını da göstermektedir.

Üstelik teklif edilen zamlar verilse bile bu maaşlardan bir de vergi kesilecek.

Burada her zaman yazdığım gibi işin sendikalar tarafına baktığımızda onlar da bu yıla kadar açlık sınırının üstüne geçecek zamlar için fazla diretmediler. 2026 yılındaki maaş ve ücret zamlarını bekleyen memurlar, emekliler ve işçiler, ve asgari ücretliler olarak toplamda 15 milyondan fazla bir kitle var. Bunun karşısında bir avuç işveren ve siyasi iktidar var. Ama her zaman işverenlerin isteği oluyor. Sendikalar, bu büyük emekçi kitlesini temsil eden bir meclis kurup taleplerini ortaklaştırarak birlikte güçlü iş bırakma eylemleri yapabilirler. Ama ne yapıyorlar; sözleşme masasından kaçıyorlar ve sonunda işverenlerin ve siyasi iktidarın verdiği teklife razı oluyorlar. Elbette bu yılda farklı olmayacaktır; eğer işçiler ortak meclisler oluşturup bürokrat sendikaları zorlamasalar. 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —